KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2519 E., 2009/8245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 06.05.2004 tarihli köy senedi ile davalının hissesine düşen taşınmazı 10.000,00-YTL bedelle satın aldığını, çizilen vaziyet planına göre etrafını çevirip kullanmaya başladığını, davalının taşınmazın devrini vermediğini ileri sürerek, denkleştirici adalet ilkelerine göre rayiç değerin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00-YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunmuş, esas yönünden de sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık tapulu taşınmazın harici satışından kaynaklanmaktadır. Sözleşme, MK md.706, BK md 213, Tapu kanunu md 26 ve Noterlik Kanunu 60. maddesi hükümleri gereğince resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Ancak geçersiz de olsa, sözleşmeden dogan uyuşmazlıkta BK 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı uygulanır. Harici satışın yapıldığı 06.05.2004 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Ayrıca davacının zilyetliği devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez. Satış protokolünde zilyetliğin devri ile ilgili bir açıklama bulunmamakla birlikte, 2009/2519-8245
davacının zilyetliği devraldığı ve zilyetliğin halen devam ettiği yönündeki iddiasına davalı tarafından karşı çıkılmadığına göre taşınmazın davacıya teslim edildiğinin ve zilyetliğin devam ettiğinin kabulü gerekir. O halde zamanaşımı henüz işlemeye de başlamamıştır. Açıklanan bu yönler gözetilerek işin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2519, K. 2009/8245, 15 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama