KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3101 E., 2009/12620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... geldi davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya taşınmaz sattığını, davalının borcunu ödemediğini, girişilen takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 21.000.00 YTL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nun 67/2.maddesi uyarınca icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının mahkemede dava açarak haklı çıkması gerekir. Borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş olması gerekli değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
2009/3101-12620
Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 436/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/3101, K. 2009/12620, 4 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama