KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3382 E., 2009/8914 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan satın aldığı aracın boya kalınlığının standartların üzerinde olduğunu ileri sürerek, 28.903,77- YTL araç bedelinin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 28.653,77-YTL’nin 18.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aracın davalılara iadesine karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalılardan satın aldığı araçta gizli ayıp bulunduğu anlaşılmış olup, davacı ödediği bedelin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, 28.653,77-YTL’nin 18.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline ve aracın davalılara iadesine karar verilmiştir. Dava konusu aracın halen davacının kullanımında olduğunun anlaşılmasına göre, davacı aracı davalılara teslim 2009/3382-8914
etmedikçe araç bedeli için faiz talebinde bulunamaz. Aksi düşünce, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olur. Bu durumda mahkemece, aracın davalılara iade tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, 28.653,77-YTL’nin 18.06.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 436/2 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/3382, K. 2009/8914, 29 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama