KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3588 E., 2009/9229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının 141 045 USD karşılığı 225.250 YTL lik senetli alacağı olduğuna dayanarak aleyhlerinde icra takibi yapıldığını, itiraz süresini geçirdiklerini, böyle bir borçlarının olmadığını ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacıların kardeş olduğunu, taşınmazdaki 2/3 payı 250 000 USD ye kendisine sattıklarını, 1/3 pay sahibi olan diğer kardeşleri hapiste olduğundan onun payını alamadığını, cezaevinden çıkan dava dışı kardeşin açtığı şufa davası sonucu mahkemece 203 000 YTL ödenmesine karar verildiğini, kesintilerle eline 174.000,00 YTl geçtiğini, 24.3.2004 tarihli harici sözleşmeye dayanarak aradaki fark kadar zararının olduğunu, bu nedenle icra takibi yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşme gereği 250 000 USD nin davalı tarafça davacılara ödenmiş olduğunun kabulü ile şufa davası sonrası bakiye kısım 64.656,23 YTL için borçlu olmadığının tespitine, 160 593,77 YTL üzerinden takibin devamına karar verilmiş, hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar davacılara ait 2/3 payın 250 000 USD ye davalıya satımı için 24.3.2004 tarihli harici sözleşme ile anlaşmış iseler de, 15.4.2004 tarihinde yapılan tapu devrinde sadece 200.000,00 YTL ye satımın gerçekleştiği, davacıların da satım bedeli olarak sadece 200 000 YTL aldıklarını kabul ettikleri, açılan şufa davasında satım bedelinin 200.000,00 YTL olduğunun kabul edilerek mahkemece harç ve masraflar 2009/3588-9229
ile 203 000 YTL nin şufa bedeli olarak ödenmesine karar verildiği görülmektedir. Davalı, satım bedeli olarak 250 000 USD ödediğini, tapudaki bedelin kasten düşük gösterildiğini ileri sürerek aradaki farkın tahsili için davaya konu icra takibini yaptığını bildirmektedir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; kimse kendi muvazaasına dayanarak talepte bulunamaz. Davalı, tapuda gösterdiği bedel üzerinden yapılan satımın sonuçlarına katlanmak zorundadır. Hal böyle olunca mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/3588, K. 2009/9229, 2 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama