KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3816 E., 2009/13307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ve vekili avukat ... gelmiş davalı vekili avukat ...'a çıkarılan davetiyenin bila tebliğ edildiği görüldü ve davacı vekili avukat ... duruşma isteminden vazgeçiyorum diyerek beyanını imzası ile tasdik ederek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan kiraladığı büroyu aynı zamanda ev olarak kullandığını, burada bir evde olması gereken bütün eşyalar ile önemli evrak ve belgelerin bulunduğunu, işleri nedeniyle üç ay boyunca büroya uğrayamadığını ve üç aylık kira bedelini ödeyemediğini, ...’ya geldiğinde büronun kapısının kırılarak açılmış, eşyalarının bahçeye ve açık alana konularak başkasına kiraya verilmiş olduğunu gördüğünü, eşyalarının bir kısmının çalındığını, bir kısmının ise zarar gördüğünü, tespit yaptırdığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000-YTL maddi, 30.000-YTL. manevi tazminatın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 2004 yılı Temmuz ayından beri hiçbir kira bedelini ödemediğini, su parası ve aidatlarını da kendisinin ödemek zorunda kaldığını, çekilen ihtara cevap vermediğini, bunun üzerine davacıya ait eşyaları listeleyerek bir kısmını ... dairesine, bir kısmını balkon altına, bir kısmını da kendisinin ve kızının evine depoladığını, kira bedelleri ödenmeden eşyaları vermeyeceğini, hapis hakkını kullandığını, dışarıya bırakılan eşyaların bazılarının çalındığını, manevi tazminatın koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının yasal yollara başvurmadan davacının eşyalarını saçak altına koymak suretiyle ziyaına sebebiyet
2009/3816-13307
verdiği gerekçesiyle, bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne,1.200-YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, kişilik haklarına saldırının mevcut olmadığı kabul edilerek manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı kiralayan tarafından mecura girilerek eşyalarının dışarıya çıkarıldığını, bir kısmının bahçeye konulduğunu, çoğu eşyasının çalındığını ve zarar gördüğünü, aynı zamanda ev olarak kullandığı yaşam alanının tarumar edilerek kilit vurulduğunu ve başka bir kişiye kiraya verildiğini belirterek manevi tazminat talep etmiştir.
Borçlar Kanununun 49.maddesine göre kişilik hakları haksız saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Aynı Kanunun 98. maddesi delaletiyle sözleşmeye aykırılık halinde de 49.maddenin uygulanacağı duraksamasızdır. Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere saldırı halinde manevi bir zarar yani kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmenin oluştuğunun kabulü gerekir.
Davacının eşyalarının kiralayan davalı tarafından bürodan alınarak ... dairesine ve bahçeye bırakıldığı, bahçeye konulan eşyaların bir kısmının çalındığı, davacının kişisel ve özel eşyalarının zarar gördüğü tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığından, mahkemece; tarafların sosyal ve ekonomik durumları incelenerek olayın oluşuna uygun ve makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava; davalının kiracısı olan davacının kiralanın kira bedelini ödememesi nedeniyle davalının kiralananı yasal yollara başvurmadan tahliye etmesi sonucu davacının uğradığını iddia ettiği Maddi ve Manevi zararlarının tazmini talebine ilişkindir.
Dosyada toplanan delillerden davacının kiralananın kira bedelini ihtara rağmen uzun süre ödememesi kiralanana uzun süre gelmemesi nedeniyle davalının; davacının rızasını almadan ve yasal yollara başvurup tahliye kararı aldırmadan kiralanandaki davacıya ait eşyaları tahliye edip, ... dairesine koyduğu davacının eşyalarının bir takım zararlara uğradığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacının bu yüzden uğradığı maddi zararlarının tazminine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davalının ihkakı hak denebilecek davranışına davacının çekilen ihtarnameye rağmen kiralananın kira bedelini uzun süre ödememesi, mecurla ilgilenmemesi ve ihtara cevap vermemesinin sebep olduğuda sabit olmuştur. Böylece davacının uğradığı zarara büyük ölçüde kendisinin sebebiyet verdiği ortadadır.
Bu durumda kişilik haklarına saldırıdan bahsedilmesi mümkün değildir. Hüküm onanmasına karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/3816, K. 2009/13307, 10 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama