KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3897 E., 2009/11793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ...'ın davalıya ait daireyi satın almak istediğini, davalınında bunu kabul etmesi sonucu ...'ın satış bedeline karşılık davalıya verdiği senetleri kefil olarak imzaladığını, ancak davalının daireyi alıcı ...'a değil, dava dışı ... isimli şahsa tapuda devrettiğini, bu nedenle senetlerdeki kefaletinin geçersiz duruma düştüğünü, buna rağmen davalının senetlere dayalı olarak kendisi aleyhinde icra takibi yaptığını ileri sürerek borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı, senetlerin daire satışından kaynaklandığını, davacının bu satışa aracılık ettiğini ve kefil olacağını söyleyerek ipotek koymasına engel olduğunu, yapılan anlaşma uyarınca dairenin tapusunun alıcı ...'ın isteği üzerine üvey oğlu ...'a devredildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının edimini yerine getirdiği kabul edilerek davanın reddi ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalıya ait dairenin dava dışı ...'a satılması hususunda davalı ile ... arasında anlaşma sağlandığı, dairenin satış bedeli karşılığında ... tarafından davalıya 2009/3897-11793
verilen senetleride davacının kefil olarak imzaladığı anlaşılmakta olup, bu husus taraflarında kabulündedir. Davacı, bu anlaşmaya rağmen dairenin tapusunun başka şahsa verildiğini, buna muvafakatının olmaması nedeniyle senetlerden dolayı sorumluluğunun kalmadığını ileri sürerek bu davayı açmıştır. Davalı ise anlaşma uyarınca tapunun ... dışındaki şahsa devredildiğini savunmaktadır.
Hemen belirtmek gerekirki, dairenin alıcısının ... olduğu, davacının da ...'ın borçlu olduğu senetleri kefil sıfatıyla imzaladığı ve ancak dairenin dava dışı ...'a davalı tarafından devredildiği sabit olup, dairenin Barış Buğra'ya devrine davacının muvafakat ettiği ispat edilememiştir. Davacı bu hususta muvafakat vermediğini, bilgisininde olmadığını iddia etmiş, davalı ise bu iddianın aksini savunmakta olup, ispat külfeti davalıda bulunmaktadır.
Davalı, buna ilişkin savunmasını ispat edemediğine göre davacının senetlerdeki kefaletinin geçersiz hale geldiğinin kabulü zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davacının takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/3897, K. 2009/11793, 20 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama