KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4638 E., 2009/12553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, bir adet daire satışı hususunda davalıyı vekil olarak yetkilendirdiğini, daireyi 14.8.2000 tarihinde vekaleten üçüncü kişiye satan davalının satış bedelini ödemediğini, icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Davanın kısmen kabulüne dair mahkemenin 23.11.2006 tarihli kararının taraflarca temyizi üzerine davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek hükmün davacı yararına bozulması sonucu, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda itirazın 9500,00 TL üzerinden iptaline, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, 9500,00 TL'na satış tarihi olan 14.8.2000 tarihi ile icra tarihi arasında B.K'nun 392/2. maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı aleyhine 25.7.2002 tarihinde başlattığı icra takibi ile 12.000,00 TL asıl alacak ve 14.044,00 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. Hükmüne uyulan dairemiz bozma ilamında satış tarihi ile icra takip 2009/4638-12553
tarihi arasındaki dönem içinde faize hükmedilmesi gerektiği vurgulanmış olup, bozma kararı uyarınca satış tarihi ile icra takip tarihi arasındaki döneme tekabül eden işlemiş faiz miktarının açıkça belirlenerek bu miktar işlemiş faiz yönündende itirazın iptaline karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek ve infazda tereddüt uyandıracak biçimde ve yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/4638, K. 2009/12553, 3 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama