KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/478 E., 2009/8267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 5 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan davalıya ait evin üzerine iki daire yapmayı ve karşılığında arsa bedelini davalıya ödemeyi ve ileride kat irtifakı oluşturulduğunda tapuyu almayı kararlaştırıldıklarını, arsa payı bedelini ödeyip inşaatı yaptığını, ayrıca aynı binadaki başka bir ev ve depoyuda 2.1.2006 tarihli harici sözleşme ile davalıdan satın alıp bedelini ödediğini, ancak davalının daireleri başkalarına satmak istediğini, taşınmazların bu günkü değerleri gözönüne alınarak faiz ve ferileriyle birlikte bu güne uyarlanması gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 10.000.00 YTl'nin tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ilede talebini 72.583.75 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı, kendisine ait binanın inşaatının müteahitliğini yapması için davacıya zemin kattan yer verildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının evin üzerinde inşa edildiği iddia edilen iki daireye dair iddiasını ispat edemediği, zemin katta bulunan oda ve dükkanın değerinden davalı hissesine düşen 14.778.,06 YTL'nin istenebileceği gerekçesiyle 14.778.06 YTL'nin davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı, mahkemece, resen teklif edilen yemini eda ederken, davacının dava konusu taşınmazın üstünde bulunan iki dairenin yapımı sırasında 350.00 TL ödediğini, kendisininde 2.1.2006 tarihli senet ile bir oda ve dükkan verdiğini belirtmiştir. Davalının bu beyanı karşısında, davacının taşınmazın üzerindeki iki daireyi yaptığı ve ayrıca arsa bedeli olarak da davalıya 350.000 TL ödediğinin kabulü gerekir.
Hal böyle olunca davacının, taşınmazın üzerideki iki daire için yaptığı imalattan dolayı, imalatların yapıldığı tarihteki imalat bedelini isteyebileceği gibi, ödediği 350.000 TL'nin de sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle denkleştirici adalet ilkeleri uyarınca akdin ifasının imkansız hale geldiği dava tarihindeki ulaştığı değerini isteme hakkına sahip olduğunun kabulü zorunludur.
Bu itibarla öncelikle, iki dairenin yapıldıkları tarihteki imalat bedelinin ne olduğu hususunda bilirkişiden rapor alınmalı, akabinde davacının ödediği 350.000 TL'nin Tefe, Tüfe, göstergeleri döviz fiyatlarındaki artışlar, altın fiyatlarındaki artışlar, asgari ücret, memur maaşlarındaki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenler gözetilerek dava tarihinde ulaştığı değerin denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenmesi içinde bilirkişiden rapor alınmalı ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/478, K. 2009/8267, 16 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama