KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4916 E., 2009/5969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalıya ait taşınmazların satışı konusunda tellallık hizmeti verdiğini, söz konusu taşınmazların dava dışı alıcı ... ’a satılması konusunda aracı olup, 14.7.2004 tarihli sözleşmenin imzalanmasını sağladıklarını, 21.7.2004 tarihinde de tapu devrinin gerçekleştiğini, sözleşmede komisyon ücreti belirlenmemişse de, yaygın örf ve adete göre satış bedelinin %3’ü oranında komisyon ücretinin ödenmesi gerektiğini, ne var ki davalıya tellallık ücreti alacağı nedeniyle göndermiş oldukları faturanın kabul edilmeyerek iade edildiğini, alacağın tahsili için başlatmış oldukları icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan tellallık hizmeti almadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, tellallık ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davaya dayanak olarak gösterilen 4.7.2004 tarihli “Tapu Öncesi Gayrimenkul Alım Satım Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin, alıcı olarak ..., satıcı olarak dava dışı ..., tellal olarak da şirket kaşesi üzerine olmak üzere davacı şirketi temsilen ... tarafından imzalandığı, ilk sayfasında da sözleşmenin tarafları olarak, satıcı ve alıcıdan sonra, hizmeti veren komisyoncu olarak davacı şirketin ticaret ünvanının yazıldığı, ayrıca sözleşmenin 5. maddesinde de “... bu 2009/4916-5969
sözleşme ... komisyoncusu ... Mühendislik ve Ticaret Limitet Şirketinin meskun yerinde imza altına alınmıştır.” Açıklamasının yapıldığı görülmektedir. Bu şekliyle davaya dayanak olarak gösterilen sözleşmenin, Borçlar Kanunu’nun 404/son maddesi anlamında “yazılı tellallık sözleşmesi” niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece işin esası incelenerek, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, olayda, Kanunda geçerlik şartı olarak öngörülen “yazılı” bir tellallık sözleşmesinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/4916, K. 2009/5969, 4 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama