KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/545 E., 2009/9124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, araç kredisi kullanan davalının gönderilen kat ihtarına rağmen borcunu ödemediğini, girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaliyle %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ödeme emrinin kensine tebliğinden önce borcunu ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 15.297.40 YTL'sı asıl alacak olmak üzere 16.797.44 YTL üzerinden itirazın iptaline, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, bu davasında 15.297,40 YTL'si asıl alacak ve 1500 YTL'si de işlemiş faiz olmak üzere 16.797,44 YTL üzerinden girişilen icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bir taraftan davalının icra takip tarihinden sonra ve fakat ödeme emrinin tebliğinden önce 16.285,24 YTL ödediği yine dava açılmadan önce de 650,00 YTL daha 2009/545-9124
ödemekle bu paranın 16.935,24 YTL'ye ulaştığı belirtilmiş, diğer taraftan davacının talebinde haklı bulunduğu, davalının ödediği 11.345 YTL'nın infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Belirlenen 11.345 YTL'nın nasıl ber hesaplama yöntemiyle bulunduğu anlaşılamadığı gibi rapor kendi içerisinde de çelişkilidir.
Hal böyle olunca eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu gözetilmek ve talepnamedeki miktarla bağlı kalınmak suretiyle takibe konu borcunun ne kadarlık kısmının ödeme emrinin tebliğinden önce ve fakat takip tarihinden sonra,
ne kadarlık kısmının dava açılmasından önce, ne kadarlık kısmının da davadan sonra ödendiği tereddüde yer vermeyecek bir şekilde konusunda uzman bilirkişiden alınacak rapor ile saptanmalı, dava tarihinden önce ödenen kısım yönünden (işleyecek faiz hesabı infaz aşamasında değerlendirileceğinden) davanın reddine, dava açılmasından sonra herhangi bir borç kalmış ise bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.
Mahkemenin dava açılmadan önce yapılan ödemeleri gözardı ederek davanın tümden kabulüne ve davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına karar verilmiş olması usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/545, K. 2009/9124, 30 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama