KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6441 E., 2009/12739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 14.02.2008 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ... İlçesi 308 ada 2 nolu parselin tamamını 10.000 YTL bedelle taşınmazın tapusunu hukuki durum uygun olduğunda bir ay içinde davalıya vermek üzere satışını vaad ettiğini, ancak taşınmazın gecekondu önleme bölgesi içinde olması nedeniyle 775 sayılı yasanın 34. maddesine göre 10 yıl içinde satış vaadine konu edilemeyeceğini,taşınmazı 5 yıl önce aldığını, satış vaadinin geçersiz olması nedeniyle almış olduğu 10.000 YTL geri ödemeye hazır olduğunu belirterek sözleşmenin iptalini talep etmiştir.
Davalı, davacıya arsa bedeli olarak 15.000 YTL ödediğini, davacının kötüniyetli olarak taşınmaza yapılan evi sahiplenmek istediğini bu nedenle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup,hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davaya konu taşınmazın gecekondu alanı içerisinde yer aldığı ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında değerlendirilerek tapu kaydında 775 sayıl kanuna göre takyitli olduğuna dair şerh bulunduğu dosya içeriği ile sabittir. 775 sayılı yasanın 34.maddesinde“Bu Kanun hükümlerine göre belediyelerce tahsis olunan arsalar, yapılar ve bu arsalar üzerinde yapılan bina ile meydana gelen taşınmaz mallar, tahsis tarihinden itibaren 10 yıl süre içinde:Devir ve temlik olunamaz. Satış va'di sözleşmesine konu teşkil edemez.” Hükmü yer almakta olup,somut uyuşmazlıkta davaya konu taşınmazın 10.03.2004 tarihinde davacı adına tescil edildiği,taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle yasada öngörülen 10
2009/6441-12739
yıllık sürenin geçmediği anlaşılmaktadır. Davaya konu taşınmazın ilgili kanunda yer alan amir hüküm itibariyle satış vaadine konu edilemeyeceği, bu itibarla taraflar arasında geçersiz bir satış vaadi sözleşmesi bulunduğu dikkate alınarak davacının satış bedeli olarak tahsil ettiği bedel belirlenerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6441, K. 2009/12739, 5 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama