KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6525 E., 2009/12724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan 05.0.6.2000 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davaya konu taşınmazın davalıların hissesine düşen 2/5 hissesini satın alarak kendisi adına tapuya tescil ettirdiğini, ancak diğer hissedarlardan ...’nun Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden almış olduğu 2007/1009 Esas ve 2008/218 Karar sayılı ilama dayalı olarak şufa hakkını kullanmak suretiyle 2000 yılındaki sözleşmede belirlenen 5.000 YTL bedel üzerinden taşınmazdaki hissesini aldığını, davalılarla yapılan sözleşmede şuf’a hakkının kullanılması halinde hakkın kullanıldığı tarihteki taşınmazın değerini ödemeyi taahhüt ettiklerini, bu nedenle taşınmazın mahkemece belirlenecek değerinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar aralarında, davalılara ait 1/5‘er paydan toplam 2/5 payın 5.000 YTL ye davacıya satımı için 05.06.2000 tarihli noterde düzenlenen “Düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve ferağ havi vekaletname” başlıklı sözleşme ile kararlaştırmışlar, 24.08.2004 tarihinde yapılan tapu devrinde de 5.000 YTL ye satımın gerçekleştiği, davalıların da harici sözleşmede satım bedeli olarak sadece 5. 000 YTL aldıklarını kabul ettikleri, satış bedelinin 5.000 YTL olduğu hususunda taraflara arasında ihtilaf bulunmadığı, açılan şufa davasında satım bedelinin 5.000 YTL olduğunun
2009/6525-12724
kabul edilerek mahkemece şufa bedeli olarak ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı, satım bedeli olarak 5.000 YTL ödediğini, tapudaki bedelin, davalılar adına Zafer Türkoğlu’na verilen vekaletnamede satış bedeli olarak 5.000 YTL gösterilmesi nedeniyle düşük gösterildiğini ileri sürerek taşınmazın şufa hakkının kullanıldığı tarihteki rayiç değerinin tahsili için dava açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de.
Yanlar arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi resmi şekilde yapıldığı için geçerlidir. Sözleşmede hissedarların şufa hakkın kullanılması halinde bu hakkın kullanılacağı tarihte rayiç bedeli ödemeyi davalı taahhüt etmiştir. Sözleşmenin bu hükümü tarafları bağlar. Zira hukukumuzda sözleşme serbestliği ilkesi bulunmaktadır. Herkes kanuna ve ahlaka aykırı olmamak kaydıyla serbest iradesiyle sözleşme düzenleyebilir.
Öyle olunca davalının sözleşmenin bu hükmü uyarınca sorumluluğu kabul edilmelidir. Ne var ki, davacı da satış bedelinin tapuda düşük gösterilmesinde müterafik kusurlu olup, zararın artmasına sebebiyet vermiştir. Mahkemece, BK.nun 98.maddesi delaletiyle BK.nun 44.maddesi değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur. Öyle olunca, mahkemece az yukarıda değinilen yasa hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılmalı ve davacının müterafik kusuru üzerinde durulmalıdır.
Diğer yandan mahkemece dava tarihindeki taşınmazın değeri saptanmış ve hüküm altına alınmıştır. Oysa sözleşmede şufa hakkının kullanıldığı tarih dikkate alınarak taşınmazın değeri belirlenmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6525, K. 2009/12724, 5 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama