İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/6697 K.2010/148

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde…

Esas2009/6697Karar2010/148Tarih19 Ocak 2010Okuma4 dk · 896 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6697 E., 2010/148 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

896 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenini evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 25.9.2006 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle getirildiği davalı Hastanede, her iki bacağında baldır ve diz tibia şaft kırığı, baldır açık yarası ve tendom kopma tanısı ile acilen ameliyata alındığını, 40 gün Hastanede kaldığını, iki kez daha ameliyat edilerek, 6.11.2006 tarihinde taburcu olduğunu, ancak hatalı ameliyat nedeniyle her iki ayağının da sakat kaldığını, öte yandan ameliyat sırasında sol ayak bileğinde sert bir cisim de unutulduğunu, kazadan sonra çalışamadığı gibi bundan sonra da çalışabileceği bir ... bulmasının imkansız olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 500,00 YTL maddi, 15.000,00 YTL manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacıya yapılan tedavi ve ameliyatlarda herhangi bir tıbbi hatanın söz konusu olmadığını, gerekli özenin gösterildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, alınan Adli Tıp Kurumu Raporu gereğince davacıya yapılan tedavi ve müdahalelerin tıp kurallarına uygun olduğu, davalıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Uyuşmazlık, geçirmiş olduğu trafik kazası üzerine davalı Hastaneye getirilen davacıya, Hastanede uygulanan tıbbi müdahale ve tedavide davalıya atfı kabil herhangi bir kusurun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davadaki ileri sürülüşe ve kabule göre davanın temelini

2009/6697-2010/148

vekalet sözleşmesi oluşturmaktadır. Eş deyişle dava, davalının vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. (BK:386, 390 md)

Vekil, ... görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. (BK:390/11) vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur. (BK.321/1) O nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafif de olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Doktor, hastanın zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek, tıbbi çalışmalarda bulunurken bazı mesleki şartları yerine getirmek, hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak, tedaviyi her türlü ihtiyat tedbirlerini alarak yapmak zorundadır.

Doktor, ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini gözönünde tutmalı onu gereksiz risk altına sokmamalı, en emin yolu tercih etmelidir. Müvekkil durumundaki hasta, doktor olan vekilden, titiz, dikkatli ve özenli davranılmasını beklemekte haklıdır. Özen göstermeyen bir vekil, BK.

394/1 uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Somut olayda, davacının trafik kazası geçirmesi üzerine 25.9.2006 tarihinde davalı Hastaneye getirildiği, her iki bacağında baldır ve diz tibia şaft kırığı, baldır açık yarası, ve tendon kapma tanısı ile ameliyata alındığı, 40 gün süreyle yatılı tedavi gördüğü, bilahare iki ameliyat daha geçirdiği ve 6.11.2006 tarihinde tabucu olduğu anlaşılmakta olup, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından, 28.11.2008 tarihinde verilen raporda, “yapılan muayenede hastanın sağ alt ekstremite fonksiyonlarının tam olduğu, sağ tibiada materyalin durduğu,

sol tibia 1/3 alt ön kısımda 12x6cm’lik alanda hiperemik, ciltten seviye farkı gösteren, hissizliği olan greft alanı mevcut olduğu, DTR’lerin alındığı, sol ayak bileği altının hipoestezik olduğu, sol ayak bileğinin pasif olarak nötralde minimal hareket ettiği, ayak parmaklarının dorsifleksiyon yapamadığı görülmüştür.” Denildikten sonra “Kişide oluşan mevcut durumun geçirdiği travmanın şiddetine bağlı olarak kırık ve yumuşak doku yaralarının (tendon vs.) fazla olması ve açık kırık mevcudiyeti nedeniyle meydana gelmiş olduğu, hekimin uygulamalarına bağlı maluliyetin bulunmadığı,

uygulanan girişimlerin tıp kurallarına uygun olduğu” belirtilmiş, mahkemece de bu nedenle davanın reddine karar verilmişse de anılan rapor, davacıya uygulanan tedavi ve yapılan ameliyatlarda yapılması gereken tüm tıbbi müdahalelerin yerine getirilip getirilmediği hususunda yetersiz olduğundan, olayda davalının kusurlu olup olmadığının tespitine yeterli değildir.

2009/6697-2010/148

Kaldı ki davacı tarafından, gerek dava dilekçesinde gerekse yargılama sırasında açıkça belirtilen, “sol ayak bileğinde sert bir cisim unutulduğu” konusundaki iddia ve bu iddiaya karşı davalı Hastane tarafından verilen 26.2.2008 havale tarihli düplik dilekçesinde, “...davacının açık yaraları tıbben mümkün olduğu ölçüde temizlenmiştir.

Bu temizleme işlemi tıbbi kurallar doğrultusunda yapılırken dokular arasına sıkışmış bir kısım parçacıkların yerinden alınmasının davacıya zarar verme ihtimali bulunduğundan temizlenmemiştir. Bu durum tamamen tıbben kabul edilen bir olasılık olup, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının iddia ettiği ayak bileğindeki sertliğin de bu sebeple ortaya çıkmış olma ihtimali vardır.” Şeklindeki savunma üzerinde de durulmamıştır. Eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz.

O halde mahkemece, davacının tüm tedavi ve ameliyatlarına ilişkin ameliyat ve tabela kağıtları, çekilen tüm filmler, epikriz ve Adli Tıp Raporu da birlikte gönderilerek, Üniversite Öğretim Üyelerinden oluşturulacak, konusunda uzman, akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan, davacıya uygulanan tedavi ve yapılan ameliyatlarda gerekli özenin gösterilip gösterilmediği, yapılması gereken tüm tıbbi müdahalelerin yapılıp yapılmadığı ve özellikle davacının iddiasında olduğu gibi sol ayak bileğinde sert bir cisim unutulup unutulmadığı, açık yaralardaki parçacıkların gerektiği ölçüde temizlenip temizlenmediği,

temizlenmediyse bu kararın alınmasındaki tıbbi gereklilik ve risk faktörleri üzerinde durulup irdelenmek suretiyle, olayda davalıya atfı kabil bir kusur bulunup bulunmadığı konusunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak az yukarda açıklanan ilke ve esaslara göre davalının kusurlu olup olmadığı belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.

Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6697, K. 2010/148, 19 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/6697
Karar No
2010/148
Tarih
19 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6697 K.2010/105
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/6697 K.2010/671
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6698 K.2010/320
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/6701 K.2010/164
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/6702 K.2010/340
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6703 K.2010/277

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.