KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6736 E., 2009/13702 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü
KARAR
Davacı, davalıya 55.000 DM borçlu bulunduğunu ve borcundan dolayı davalının kendisine karşı icra takibi başlattığını, talimatla 27.11.2004 günü Erzincandaki mallarının haczedildiğini, haciz sırasında borcunun 11.000 YTL tutarındaki kısmını ödeyeceğini taahüt ettiğini ve aynı gün ödeyip,yazılı belge aldığını, davalının aldığı bu parayı icra dosyasına bildirmediğini ileri sürerek borçsuzluğun tesbitine %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıya olan borcun yapılan takip sonucunda icra dosyasına ödenmesine rağmen tahsil edilen 11.000 YTL nın icraya bildirilmediği gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 11.000 YTL nın istirdadına,%40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş;hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nun 72/5. maddesi borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davacı 2009/6736-13702
lehine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır. Eldeki davada davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediği gibi,27.11.2004 gününde tahsil edilen 11.000 YTL 30.1.2004 gününde icra dairesine bildirilmiş olmasına rağmen icra dairesince hesaplamada dikkate alınmamıştır.Hal böyle olunca davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 436/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6736, K. 2009/13702, 24 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama