KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6841 E., 2009/12607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu 217 ve 225 parsel nolu taşınmazlarının bir kısmının davalı lehine daimi irtifak hakkı tesis edilerek kamulaştırıldığını, tarlalarında pamuk ekimi yaptığını, 22.05.2007 tarihinde davalı tarafından yapılan kazı sonucunda taşınmazlarında bulunan ürüne zarar verildiğini, gelir kaybına uğradığını,taşınmazlarda oluşan kirlilikten dolayı verim düşüklüğü yaşandığını,üretim masraflarının arttığını, ... Sulh hukuk mahkemesinin 2007/233 değişik ... dosyası ile yaptırdığı tespitte toplam 4936,08 m2 alanda bulunan pamuk ürününde meydana gelen zararının belirlendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 7000 YTL zararının 22.05.2007 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazlarda yapılan boru hattı geçirme çalışmaları nedeniyle davalının tarlasında ekili pamuk ürününe zarar verildiğini ileri sürerek zararının tazmini istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davacı tarafça dava açılmadan önce ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/ 233 esas sayılı tespit dosyası ile yaptırdığı tespitte ve bilirkişinin verdiği 3.12.2007 havale tarihli raporunda da davacının taşınmazlarının incelenmesi sonucunda davalı şirketin kazı çalışmaları gereğince çukurların halen mevcut olduğu, eski hale getirilmediği, kazı sonrası çıkan hafriyat toprağın halen taşınmazda yığılı olduğu, taşların
2009/6841-12607
toplanmadığı, artan kısımda tarımsal faaliyette verim kaybı ile üretim masraflarını artıracağını,çalışma için kullanılan borulara paralel 5 metre enindeki servis yolunun da kullanılması nedeni ile tarıma elverişsiz hale geldiğini tarımsal üretimin gerçekleşmediğini, sürülemez vaziyette olduğunu, arazilerin eski hale getirilmediği sürece üretim giderlerinin artacağını belirterek taşınmazlarda ekim yapılmaması sonucunda oluşan 2007 yılına ait gelir kaybını, destekleme prim kaybını, ürün kaybı ile kazı nedeni ile artan üretim giderleri kaybını hesaplayarak raporunu sunmuştur.
Mahkemece yargılama sırasında taşınmazlar üzerinde keşif yapılmış alınan 31.10.2008 tarihli bilirkişi raporun da da tespit raporundaki aynı gerekçelerle zarar hesabı yapılmıştır.
Mahkemece davacının dava tarihinden önce her iki taşınmaz için ayrı ayrı düzenlenen 3.10.2006 tarihli ibra senetleri sonucunda taşınmazlarında meydana gelen zararlarının davalı kurumca karşılandığı, kazı çalışmaları sonucu her yıl ürünlerinde oluşacak zararı isteme durumunun olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
DOsya içerisinde mevcut bulunan ve davalı tarafından ibraz edilen ve davacının da karşı çıkmadığı 3.10.2006 tarihli ibra senedinin incelenmesinde sadece davalının kamulaştırma nedeni ile davacının tarlasına verdiği zararların karşılandığı anlaşılmakta olup ileriye yönelik zararların bu ibra kapsamında kabul edilmesi mümkün değildir.Hal böyle olunca mahkemece yaptırılan 31.10.2008 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6841, K. 2009/12607, 4 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama