KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/718 E., 2009/7021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 11.2.2004 tarihli vekaletname ile davalının vekili olarak davalı aleyhine açılan tapu iptali davasında 6.4.2004 ile 13.7.2004 tarihli duruşmalara girdiğini, 2.11.2004 tarihli duruşmada tanık listesini bildirmek için davalıya telefon ettiğinde, başka avukatın görevlendirildiğinin ve kendisinin takip etmesinin istenmediğinin bildirdiğini, davayı gereği gibi takip ettiğini, oluru alınmadan başka avukatın atanması ve işi bırakmasının istenmesi nedeniyle kendisinin davayı takip etmediğini, davalının ücretini ödemediğini, yapılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir.
Davalı, davacıyı azletmediğini, diğer avukata davacıdan önce vekaletname verdiğini, davacının durumu bildiğini, davayı kendisinin takip etmediğini, davacıyla 1.000,00 YTL ye anlaştıklarını, 500,00 YTL sini verdiğini, borcu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının izni olmaksızın haksız olarak davalının ikinci bir avukatı görevlendirmesi nedeniyle davadan çekilip takip etmemesinin haklı olup, ücrete hak kazandığı gerekçesi ile davanın kabulüne, itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, 11.2.2004 tarihli vekaletname ile 7.1.2004 tarihinde davalı aleyhine açılmış olan tapu iptali-tescil davası için görevlendirildiği, 6.4.2004 tarihli ilk celse ile, 13.7.2004 tarihli 2. celseye girdiği, 2.11.2004 tarihli 3. celse öncesi yaptığı telefon konuşması ile başka avukatın
2009/718-7021
görevlendirildiğinin öğrenildiği, buna rağmen 2.11.2004 tarihli celseye diğer avukat ile birlikte girdikleri ve davacı tarafından itiraz edilmeksizin davalıyı birlikte temsil ettikleri, davacının kabulü ve dosya içeriği ile sabittir.
Davalı diğer avukatın davacıdan önce 3.2.2003 tarihinden buyana vekili olduğunu, davacının davayı birlikte takip edeceklerini bildiğini ileri sürmekte ise de; diğer avukatta daha önceden vekaletnamesinin olması bu davayı birlikte takip edeceklerini ve davacının baştan beri bu durumu bildiğini göstermeyeceği gibi, davacı da bunu kabul etmemektedir. Davalı bu iddiasını yasal delillerle ispatlayamamıştır.
Avukatlık Kanununun 172. maddesi gereğince “ ... sahibi ilk avukatın yazılı olurunu alarak başka bir avukatı görevlendirebilir.” Eldeki davada davalı, davacının yazılı olurunu almaksızın başka bir avukatı davacı tarafından takip edilen davada görevlendirmiştir. Bu durum davacının işi bırakması için haklı bir neden oluşturmaktadır.
Ancak davacı başka bir avukatın görevlendirildiğini bildiği halde 2.11.2004 tarihli celseye görevlendirilen yeni avukat ile birlikte girmiş, duruşma sırasında da ikinci avukata onayının olmadığını bildirmemiştir. Bu durumda davacının ikinci avukata zımni olarak muvafakat vermiş olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı, 2.11.2004 tarihli celse sonrası duruşmalara katılmamış ve 12.1.2005 tarihinde avukatlık ücreti için icra takibinde bulunmuştur.
Davacı ihtirazi kayıtsız diğer vekil ile duruşmaya katılmakla, kendisinin yazılı oluru alınmadan ikinci bir vekil tutulmuş olduğu için davayı takip etmediğini bildirerek ücretini isteme hakkını kaybetmiş bulunmaktadır. Bu durumda davacı haklı sebep olmaksızın davalının davasını takip etmemiş konumuna düştüğünden davalıdan vekalet ücreti isteyemez. Mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/718, K. 2009/7021, 22 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama