KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/7332 E., 2009/13543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 01.03.2004 tanzim ve 03.03.2004 vade tarihli bono ile alacaklı olduğunu, alacağı olan 7.400 USD tahsil etmek üzere Nazilli 1. İcra Müdürlüğünün 2004/1234 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptığını, davalının alacağın 400 USD kısmını kabul ederek, kalan kısma ilişkin itirazda bulunması nedeniyle icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı bir kooperatif kurduğunu, davacının da bu kooperatife üye olduğunu, çeşitli sebeplerle kooperatifin devam etmeyeceğinin anlaşılması üzerine davacının aidatına karşılık olarak 1.400 USD bedelli senet düzenleyerek verdiğini, senedin sadece isim,adres kısmı ile bedel kısmını rakamla yazarak doldurduğunu ve imzaladığını, diğer kısımları boş bıraktığını, davacının rakamlarda oynama yaparak değer ve tarihinde değişiklik yaparak senedi tahsile koyduğunu, borcunun 1.400 USD kabul ettiğini,1.000 USD elden ödediğini, bakiye kısma ilişkin davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne yönelik karar verilmiş olup, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,davalıdan senede dayalı 7.400 USD alacağın tahsili talebiyle itirazın iptali davası açmıştır.Davalı,dava konusu senedin 1.400 USD olarak düzenlendiğini,1.000 USD borcunu elden ödediğini,sadece 400 USD borcunun kaldığını belirtmiştir.Davacı hakkında özel evrakta tahrifat suretiyle 2009/7332-13543
sahtecilik suçundan dolayı Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/295 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucu verilen kararın gerekçesinde, senedin 1.400 USD iken 7.400 USD olarak tahrif edildiği, maddi vakıanın bu şekilde olduğu kabul edilmiş ancak tahrifatın kimin tarafından yapıldığı kesin olarak belirlenemediği için beraat kararı verilmiştir.
Karar bu haliyle kesinleştiği takdirde ceza hakiminin senette tahrifat yapıldığına dair maddi vakıaya ilişkin bu tespiti hukuk hakimini de bağlayıcı niteliktedir. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi sonuca etkili değildir.
Bu durumda Ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği dosya içeriğinden anlaşılamadığından bu haliyle kesinleşmiş ise senedin 1.400 USD bedel üzerinden düzenlendiğinin kabulü ile sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tümden kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/7332, K. 2009/13543, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama