KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/7619 E., 2009/13350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan dava dışı ...'ın kredi kartı aldığını,kendisininde sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, sözleşmede limit gösterilmemesine rağmen davalının takip aşamasında 700.00 YTL olarak doldurmak suretiyle kendisine karşı takip başlattığını, davalı bankaya borçlu olmadığının tesbitine aksinin kabulü halinde kefalet limiti dışında borcunun bulunmadığının tesbitine,%40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine dairemizce bozulmuş,mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bu kez bilirkişi raporu esas alınmak ve davacının dava açılmadan önce 553.47 YTL, dava açıldıktan sonra da 384 YTL ödediği gerekçe gösterilmek suretiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tesbitine, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şumulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hükme esas alınan 22.2.2008 tarihli bilirkişi raporunda kefalet limitinin 20.000 YTL olduğu ve bu borcun takip tarihi itibarıyle 24.472.255 TL na ulaştığı,gerekli mahsuplar yapıldıktan sonra davacının dava açılmadan önce icraya fazladan 553.47 YTL,dava açıldıktan sonra da 384.25YTL 2009/7619-13350
ödediği belirtilmiş, davacı da bu rapora karşı mahkemeye verdiği 31.3.2008 tarihli dilekçesinde fazladan ödediği paranın ödendiği tarihten itibaren faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini istemiştir. Mahkemenin davacının bu talebini gözardı ederek istirdada karar vermemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-İ.İ.K.nun 72/5. maddesi borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanısıra kötüniyetle yapılması şarttır. Eldeki davada davalının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Bu itibarla davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/7619, K. 2009/13350, 17 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama