KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/7976 E., 2009/13512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan harici sözleşme ile arsa satın aldığını, Almanya’da bulunduğu için ilgilenemediğini, davalının ise tapuyu vereceğini söyleyerek yıllarca oyaladığını, daha sonraki yıllarda da kadastro işlemlerinin devam ettiği bahanesiyle oyaladığını ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, dava konusu olayların 1973 yılında gerçekleştiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak zamanaşımı nedeniyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan 18.11.1973 tarihli harici sözleşme ile satın aldığı taşınmazın tapu devrini davalının yıllarca oyalayarak vermediğini ileri sürerek 30.000YTL alacağın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır.Davalı,zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.Mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (MKmd.706, BK md 213, Tapu kanunu md 26 ve Noterlik Kanunu md 60) O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Taraflar arasında harici de olsa bir sözleşme olduğundan B.K 125 maddesine göre 10 yıllık 2009/7976-13512
zamanaşımına tabidir. Sözleşme tarihi olan 18.11.1973 ile dava tarihi olan 24.8.2007 tarihi arasında 10 yıllık süre geçtiği anlaşılmaktadır ancak zilyetlik devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlemeyeceği açıktır. Taraflar arasındaki harici sözleşmede zilyetliğin devri ile ilgili bir açıklama bulunmamaktadır.Öte yandan davacı,davalının tapu devrinin verilmesi hususunda yıllarca kendisini oyaladığını ileri sürmüştür.
MK.nun 2.maddesi gereğince kötüniyet,kanun önünde korunmaz. ÖYle olunca mahkemece açıklanan hususlarda tarafların delilleri toplanarak zilyetliğin devredilip edilmediği,davalının davacıyı tapu devri hususunda oyalayıp oyalamadığı hususlarının araştırılması ve oluşacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/7976, K. 2009/13512, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama