KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/841 E., 2009/9775 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ... ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ... komisyoncusu olduğunu, davalının dava dışı arsa maliki ile kat karşılığı inşaat sözleşmesine aracılık yaptığını, davalı ile aralarında 8.05.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, komisyon bedeli olarak ....inşaattan 81 m2 2+ 1 bir daire verileceğinin taahüt edildiğini, sözleşme gereği komisyon ücretinin ödenmediğini, tahsili amacıyla yaptığı icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında 22.04.2006 tarihli yer gösterme sözleşmesinin yapıldığını,bu sözleşme uyarınca davacının kat karşılığı arsa temin ettiğini, komisyon ücreti olarak, hizmetine konu Yenidoğanda yapılacak arsa üzerinden daire vermeyi taahüt ettiğini, ancak sözleşmede soyadının yanlış yazılmış olması nedeni ile 8.05.2006 tarihli sözleşmeyi davacının boş olarak kendisine imzalattığını, davacının aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak bu sözleşmeyi doldurduğu gibi davacının takipte dayandığı sözleşmede imzası bulunmadığı için sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne takibin 230.000,00 YTL asıl alacak ve 6708,33 YTL işlemiş faizi ile 2009/841-9775
devamına, toplam alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmistir.
Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen 8.5.2006 tarihli gayrimenkul görme formundaki sözleşmeye dayanarak icra takibi ile alacak talebinde bulunmuştur. Telalık sözleşmesini düzenleyen BK'nın 404/son maddesinde gayrimenkul telallığı sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olmadıkça muteber olmayacağı açıkca hukme bağlanmıştır. Yasa maddesi hükmü buyurucu niteliktedir.
Tellalık sözleşmesi için öngörülen yazılı biçim ispat değil geçerlik koşuludur.O nedenle taraflar ileri sürmeseler dahi mahkemece doğrudan gözetilir.
Yazılı olarak yapılması yasaca öngörülen ve özellikle Tellalak sözleşmesinde olduğu gibi tarafları karşılıklı yüküm altına sokan bir sözleşmenin hukuken geçerlik kazanabilmesi ancak borç yüklenenlerin imzalarının bulunmasıyla mümkündür.(B.K md 13.) Sadece bir tarafça imzalanmış bulunan bir belge hukuken tek taraflı bir irade açıklanması niteliğini taşır ve hakkın esasına yönelik bulunan biçim eksikliği nedeniyle tarafları bağlayıcılığı kabul edilemez.
Bu nitelikte bir belgeye dayanan tarafın iyi niyetli olması dahi az yukarıda açıklanan yazılı biçime ilişkin hukuki esasları etkilemez. O nedenle tellallık aktinde her iki tarafın imzalarının bulunması şarttır. Davacının icra takibinde dayandığı 8.05.2006 tarihli sözleşmenin incelenmesinde sozleşmede tellal olan davacının imzasının bulunmadıgı anlasılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin kurulduğundan bahsedilemez.
Dava açıldıktan sonra imza noksanlığının tamamlanması sonuca etkili değildir. Bu Nedenle de davacı geçerli olmayan bu sözleşmeye dayanarak herhangi bir hak iddiasında bulunamaz. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/841, K. 2009/9775, 10 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama