KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8596 E., 2009/10954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kızı ...’in tedavisi için 18.02.2003 tarihinde hastanelerine müracaat ettiğini, bir dizi tetkik ve tedavi işlemi yaptıklarını, bu işlemlerin bedeli olan 7.860,53 TL’yi ödemeden hastaneden ayrıldığını, alacağının tahsili için başlattıkları icra takibine haksız olarak yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalının kızının hastanelerinde tedavi gördüğünü, hizmet bedelinin ödenmeden hastaneden ayrıldığını bu nedenle 7.860,53 Tl asıl alacak olmak üzere faizleri ile birlikte toplam 10.417,38 YTL üzerinden başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece talep edilen asıl alacağın verilen tedavi hizmetine uygun olup olmadığı hususu irdelenmediği açıktır. Ayrıca faiz hususunda ise BK.nun 101.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir delilde sunulmamıştır. Öyle olunca mahkemece tedaviye ilişkin tüm kanıtların ve ücret
2009/8596-10954
dökümlerinin celbiyle konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla hesaplamanın yapılan takibe uygun olup olmadığı, konusunda mahkeme taraf ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde rapor alınmalı ve sonuca uygun karar verilmesi, ayrıca davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından faizin takipten itibaren uygulanması ve işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
3-İnkar tazminatına sadece asıl alacak üzerinden hükmedilmesi gerekirken, mahkemece işlemiş faizi de kapsayan tüm alacak üzerinden hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/8596, K. 2009/10954, 5 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama