KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8667 E., 2009/11982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, asıl borçlu olan davalının aldığı kredinin kefili olduğunu, borcunu ödemeyince kendisinin 7.4.2004 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, rücuen tahsili için yaptığı icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının kefaletinin 1.500,00 YTL olduğunu, bir kısım borcunu ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının itirazın kaldırılmasına, 5.050,00 YTL asıl alacağın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalının kredi sözleşmesinin kefili oluğunu ve bunu kendisinin ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek ödediği bedelin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Dava konusu kredi sözleşmesinin Tüketici Kredisi mi, Ticari kredi mi olduğuna ilişkin dosya içerisinde her hangi bir bilgi, belge ve açıklama bulunmamaktadır.Hal böyle olunca öncelikle dava konusu kredi sözleşmesi getirtilerek, mahiyetinin tespiti ile,
kredinin Tüketici Kredisi niteliğinde olması halinde 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 23. maddesi gereği tüketici mahkemesinin görevli olacağı ve görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen göz önüne alınacağından ve görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu 2009/8667-11982
olmayacağından, Mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken bu husus tespit edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/8667, K. 2009/11982, 22 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama