KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8993 E., 2009/15389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 19.1.1994 tarihli noter tanzimli senetle davalıya ait olduğu bildirilen 40 000 metrekarelik tapusuz taşınmazı davalıdan satın alıp bedelini ödediğini,zilyetliği devraldığını, satış senedi gereği başkaları tarafından hak iddia edilmesi durumunda o günkü rayiç değer ile bir o kadar da tazminat ödenmesinin kararlaştırıldığını, 1996 tarihinde kadastro geçtiğinde davalının kardeşleri tarafından hak iddia edilmesi üzerine kadastro mahkemesince iştirak halinin varlığının kabulü ile davacılar aleyhine karar verildiğini ileri sürerek fazlasını saklı tutarak 300.000,00 TL nin dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını, kadastro mahkemesindeki davanın henüz kesinleşmediğini, tescile karar verilen kısmın 40 000 metrekareden çok az olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tesciline karar verilen kısmın keşif tarihinde bilirkişi tarafından hesaplanan rayiç değeri ile sözleşme gereği ödenmesi kararlaştırılan bir o kadar da cezai şart toplamı 71.181,78 TL nin dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların davalıya ait olduğu bildirilen 40 000 metrekarelik tapusuz taşınmazı noter senedi ile satın alıp bedelini ödediği, kadastro mahkemesince davadan sonra 6.4.2006 tarihinde kesinleşen kararla bir kısmının 105 ada 208 ve 209 parseller olarak davacılar dışındaki şahıslar adına, bir kısmının da orman olarak ve hazine adına tesciline karar verildiği görülmüştür.Mahkemece 208 ve 209 nolu
2009/8993-15389
şahıslar adına kesinleşen parsellerin keşif tarihindeki “Gelirlerin kapitalizasyonu “metodu ile belirlenen değerine itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının aslen 40 000 metrekarelik taşınmazı 30 000 TL ödemek suretiyle 1994 yılında aldığı sabittir.Bu durumda şahıslar lehine tescile karar verilen kısma yönelik satış geçerli olduğundan davacının edimin ifa umudunun ortadan kalktığı tarih itibarı ile rayiç değeri isteme hakkı bulunmaktadır.Ancak kadastro mahkemesince davacılar aleyhine verilen mahkeme kararı dava tarihinde henüz kesinleşmemiş bulunduğundan davacı bu kısımlara yönelik ancak dava tarihindeki 208 ve 209 parsellerin
emsallere göre bulunacak rayiç değerini isteyebilir. Diğer yandan hazine adına ve orman olarak kesinleşen bölümler için yapılan satış mahkemenin de kabulünde olduğu gibi baştan itibaren geçersizdir.
Bu kısımlar yönünden satış geçersiz olduğundan davacılar ancak 19.1.1994 tarihinde 40 000 metrekareye ödedikleri bedelden bu kısma yönelik olarak yapılan ödemenin oranlama yapılmak suretiyle tespiti ile denkleştirici ... hükümleri gereğince bu bedelin dava tarihine kadar uluşacağı değeri isteyebilirler. Diğer yandan geçersiz satışlarda cezai şart da geçersizdir.
Mahkemece BK 161/son maddesi gereğince cezai şarta ilişkin tenkisin de değerlendirilmeye tabi tutulmaksızın hüküm kurulmuş olması da doğru değildir. Hal böyle olunca Mahkemece, az yukarıda açıklanan hususlar ışığında inceleme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/8993, K. 2009/15389, 24 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama