KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/9474 E., 2009/15393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, telefon abonesi olan davalının borcunu ödemediğini, yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir. Davalı, 900 lü hatların kapatılması için dilekçe verdiğini, bu konuşmaları kendisinin yapmadığının ceza davasında da saptandığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, zilyetliği altındaki telefondan 900 lü hatlardan bacanağı tarafından yapılan görüşmelerden aboneliği olması sebebiyle davalının sorumlu olduğuna dayanılarak davanın kabulüne, itirazın iptaline, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının, davacının telefon abonesi olduğu, dava konusu borcun 900 lü hatların kullanılmasından kaynaklandığı, konuşmayı yapanın Asliye ceza mahkemesi kararı ile davalının bacanağı olduğu ve bilgisi dışında 900 lü hatlarla görüşmelerin yapılmış olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir.
Davacı davalının 900 lü hatların açılması talebi ile telefonun 900 lü hatlara açıldığını ve yapılan görüşmelerden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, davalının 12.6.2000 tarihli dilekçesine dayanmaktadır.
Matbu olarak hazırlanmış bu dilekçede davalının ” (x) ile belirtilen işlemin yapılmasını “ talep ettiği, aşağıda açma ve kapama başlıklı kutucuklardan istenilenlerin (X) işareti ile işaretlenmesinin istendiği, burada şehirlerarası, milletmerarası, 900 lü hatlar, tek yönlü ve abone isteği ile 2009/9474-15393
ilgili kutucukların bulunduğu, davalının Tek yönlü açmayı işaret ettiği görülmektedir.4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 6. maddesi gereğince standart sözleşmelerin iyiniyet kuralına aykırı düşecek şekilde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olacak şeklilde düzenlenmemesi gerekmektedir.
Standart olarak düzenlenmiş bu talep formunun tüketiciyi yanıltacak şekilde olmaması , tüketicinin ne tür bir talepte bulunduğunu tam ve net bir şekilde anlayabileceği şekilde hazırlanmış olması gerekmektedir. Oysa 12.6.2000 tarihli standart başvuru formunda 900 lü hatlar için ayrı bir bölüm bulunmakta olup, davalı bunu işaretlememiştir.
Davalının işaretlediği Tek Yönlü açmanın 900 lü hatlar dahil bütün görüşmelere açılma olarak kabul edildiği davacı kurum tarafından bildirilmekte ise de; bu şekilde olduğuna ilişkin formda bir açıklamanın bulunmadığı görülmektedir.Bu nedenle davacının bu forma dayanarak telefonu 900 lü hatlara açtığı iddiasının kabulü mümkün değildir. Diğer yandan davalı abonenin yapılan telefon görüşmelerinden sorumluluğu mevcut ise de.
900 lü hatlara açık olduğunu bilmediği telefonu için 900 lü hatlarla görüşmeyi önlemesine yönelik tedbir almasının da beklenemeyeceği açıktır. Ayrıca bu görüşmeleri davalının bacanağının onun bilgisi olmadan yaptığı ceza davası ile ispatlanmış olup, bu şahsın hırsızlık suçundan hüküm giydiği de görülmektedir. Hal böyle olunca davalının dava konusu 900 lü hatlarla görüşmelerden sorumlu tutulması mümkün değildir.Davacı ancak görüşmeleri yapan şahıstan talepte bulunabilir.
Mahkemece bu hususlar gözetilerek 900 lü hatlarla yapılan görüşmelere ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/9474, K. 2009/15393, 24 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama