İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/14004 K.2011/8863

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine…

Esas2010/14004Karar2011/8863Tarih7 Haziran 2011Okuma5 dk · 993 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/14004 E., 2011/8863 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Haziran 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

993 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ... ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının 1995 yılında geçirmiş olduğu trafik kazası sonrasında, sorumlular hakkında dava açması için kendisine vekaletname verdiğini, davalı ile aralarında imzalamış oldukları yazılı ücret sözleşmesine göre, maktu ücretin yanında, başarıya bağlı olarak, hak kazanılan meblağın %20’si oranına tekabül eden meblağın da ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalıyı temsilen Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış olduğu davanın başarı ile sonuçlanıp, karşı taraf olan...

Otobüsleri A.Ş. ile yapılan ve bizzat davalının imzasını taşıyan ödeme protokolü kapsamında, kararın temyiz edilmeyeceği konusunda anlaşmaya varıldığını, söz konusu protokolle davalıya toplam 5.005.000,00 TL’nin ödeneceği belirtilmiş olup, anılan miktarın yarısının nakten ödendiğini, kalan yarısının da teminat mektubu ile güvence altına alındığını, vekalet ücreti alacağı ise muaccel olduğu halde ödenmediğini, sözleşmeye göre alacağı ücret miktarının 1.001.000,00 TL olduğunu ileri sürerek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 500.000,00 TL ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiş, daha sonra açmış olduğu ve ... bu dava ile birleştirilen ... 15. 2010/14004 2011/8863

Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2009/399 esas sayılı dava ile de, saklı tutmuş olduğu bakiye 501.000,00 TL vekalet ücretinin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı, davacının vekalet görevini özenle yerine getirmediğini, kaldı ki sözleşmenin de, yasaya aykırı ve geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, hükme esas alınan 12.5.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının asıl davada 500.000,00 TL, birleşen davada ise 100.000,00 TL vekalet ücretine hak kazandığı benimsenerek, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava, vekalet ücret sözleşmesi gereğince vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davacıya ödenecek olan vekalet ücretinin tespiti için öncelikle taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin geçerli olup olmadığının belirlenmesi zorunludur. Nitekim avukatlık hizmetinin kamu hizmeti niteliğinde olması nedeniyle, bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece de resen gözetilmesi gereklidir.

Söz konusu ücret sözleşmesinin geçerli olup olmadığının tespiti için de, uyuşmazlığa uygulanacak olan Avukatlık Kanunu hükümlerinin belirlenmesi gereklidir. Bilindiği üzere, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 2.5.2001 tarihinde 4467 sayılı Yasa, 13.1.2004 tarihinde de 5043 sayılı Yasa ile değişikliğe uğramıştır.

13.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5043 sayılı Yasanın 7. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununa eklenen “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kesin olarak hükme bağlanmamış bütün ihtilaflarda bu kanunun değişik hükümleri uygulanır” hükmünü içeren geçici 21. madde, Anayasa Mahkemesince 8.2.2008 tarihinde iptal edildiğinden, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmelidir.

Taraflar arasındaki sözleşme, 26.12.1999 tarihli olduğundan, uyuşmazlığının çözümünde, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 1136 sayılı Kanunun, 4667 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümleri esas alınmalıdır.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre, taraflar arasındaki avukatlık ücret sözleşmesinin geçerli olup olmadığının incelenmesine gelince; 1136 sayılı Kanunun, 2.5.2001 tarihli 4467 sayılı Yasa 2010/14004 2011/8863

Ile yapılan değişiklikten önceki 164. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereğince, vekalet ücretinin belli ve muayyen olması gerekli olup, yine aynı kanunun 164. maddesinin 2. fıkrasına göre de, %25’i aşmamak üzere nispi bir ücretin vekalet ücreti olarak kararlaştırılması mümkün ise de, bunun geçerli olabilmesi, başarıya göre değişme koşulunu taşımasına bağlıdır.

Başka bir ifade ile, davada gösterilen başarıya göre değişmek ve %25’i aşmamak üzere, dava olunan veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi de avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir. Avukatın davayı kazanması durumunda belli bir ücret alacağı, kaybetmesi durumunda ise hiçbir ücrete hak kazanamayacağı, diğer bir deyişle avukatın ücret almasının, davayı kazanma koşuluna bağlı olacağı yolundaki sözleşmeler geçerli değildir.

Yine aynı Kanunun 164. maddesinin 3. fıkrasına göre de, dava konusu mal, alacak veya hak gibi kıymetlerden bir kısmının aynen avukata ait olacağına ilişkin sözleşmeler de, “hasılı davaya iştirak” niteliğinde olduğundan geçersizdir.

Dava konusu olayda, taraflar arasındaki 26.12.1999 tarihli ücret sözleşmesinin “Ücret” başlıklı bölümünde, “müvekkil 500.000.000 TL peşin ücret öder.

Davanın tamamlanmasının ardından, karara bağlanan alacağın, rakamın ferileriyle birlikte ulaşacağı değerin %20’sine tekabül eden Türk Lirası başarıya bağlı olarak avukata ödenir.” Hükümleri mevcut olup, her ne kadar sözleşmede, “peşin” olarak bir ücretin ödenmesi de düzenlenmiş olmakla, az yukarda açıklanan yasanın öngördüğü, başarıya göre değişme koşulunu içerdiğinden söz edilebilirse de, aynı yasada belirtilen, ücretin “belli ve muayyen olma” koşulunu taşımadığı gibi, “hasılı davaya iştirak” niteliğinde de bulunduğundan sözleşmenin geçersiz olduğunun kabulü gerekir.

Nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporunda da “avukatın maddi menfaatinin davanın neticesine bağlandığı, sözleşmenin belli bir meblağı içermediği gibi, davaya iştirak durumunun da söz konusu olduğu” açıklanmak suretiyle sözleşmenin geçersiz olduğu belirtilmiştir.

O halde davacı geçersiz olan bu sözleşmeye dayanarak sözleşmede kararlaştırılan ücreti talep edemez. 1136 sayılı yasanın 4467 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki 163/son maddesi gereğince, yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı veya sözleşme mevcut olmakla birlikte geçerli olmadığı durumlarda, avukata ödenmesi gereken vekalet ücretinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir.

Dava konusu olayda taraflar arasındaki ücret sözleşmesi geçerli olmadığına göre, davacı tarafından davalının vekili sıfatıyla Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın müddeabihi üzerinden ve o dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince yapılacak hesaplamaya göre davacıya ödenmesi gerekli olan vekalet ücreti belirlenip, belirlenecek olan bu miktara göre hüküm kurulması gerekirken, mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, sözleşmenin geçersiz olduğu tespit edilmekle birlikte, davacıya ödenmesi gereken ücretin tespitinde yanılgıya düşülerek,

yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1. bent gereğince davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 1.25 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın davalıya iadesine, 07.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/14004, K. 2011/8863, 7 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/14004
Karar No
2011/8863
Tarih
7 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/14005 K.2011/9030
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/14011 K.2011/8087
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/14015 K.2011/11778
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/14016 K.2011/9013
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/14019 K.2011/7051
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/14020 K.2011/7663

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.