KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/19075 E., 2011/2695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan satın aldığı aracın ayıplı olması nedeni ile pek çok kez servise gittiğini ancak ayıbının giderilemediğini ileri sürerek, satış bedeli 16.627 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, aracın davalıya iadesi ile bedeli olan 16.627 TL.nin iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, davacıya satılan aracın ayıplı olduğunun kabulü ile aracın iadesine, ödenen satış bedelinin davalıdan tahsiline, davacının faiz talebinin kısmen kabulü ile, reddedilen faiz talebi üzerinden davalı lehine vekalet ücretinin takdirine karar verilmiştir. Bir davadaki yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti müddeabihin miktar ve değeri üzerinden hesaplanır. Dava tarihinden sonra işleyecek faizler müddeabihin belirlenmesinde esas alınmaz (HMUK 1-2 md.) O halde reddedilen bir müddeabih bulunmadığından,
2010/19075-2011/2695
davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/19075, K. 2011/2695, 24 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama