KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/2317 E., 2010/5004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının vekili sıfatıyla Bağcılar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde, 2004/251 E. sayılı sözleşmenin feshi, tapu iptal ve tescil davasını açarak takip ettiğini, davanın 2.6.2005 tarihinde davalı lehine karara bağlanmasından sonra 31.5.2005 tarihli azilname ile azledildiğini öğrendiğini, haksız azil nedeniyle vekalet ücretinin ödenmesi için göndermiş olduğu ihtarın sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 6.336,88 TL vekalet ücretinin, temerrüt tarihi olan 21.7.2005 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının vekaleti kendi isteği ile bıraktığını, azlin haklı olduğunu, 3.000,00 TL vekalet ücretini de ödediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, azlin haksız olduğu benimsenerek, davanın kabulüne, 6.336,88 TL vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Borçlar Kanununun 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, dava konusu vekalet ücreti alacağının tahsili için davadan önce 11.7.2005 tarihinde davalıya ihtar göndererek davalıyı temerrüde düşürmüştür.
Bu durumda ihtarın tebliğ tarihi olan 13.7.2005 tarihine, ihtarda verilen 7 günlük sürenin de ilavesi ile 21.7.2005 tarihinde davalının temerrüde düştüğü kabul edilmek suretiyle, mahkemece hükmedilen alacağa temerrüt tarihi olan 21.7.2005 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/2317, K. 2010/5004, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama