KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/2366 E., 2010/9680 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ... Otomotiv A.ş. 'nin ithalatçısı olduğu ... marka aracı, 30.12.2007 tarihinde diğer davalı ... Motorlu Araçlar.. ... A.Ş.'den satın aldığını, bir süre sonra aracın park yerinde dururken sol arka stop lambasının yanmaya başladığını, aracın imalat hatalı olduğunu, ayıplı aracın iadesi ile satış bedeli olarak ödediği 29.250 ,00 TL nin aracın satın alındığı tarihten faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, aracın ayıp lı olmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne, aracın iadesi kaydı ile satış bedeli olarak ödenen 29250,00 TL'nin, davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
I-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, satın alınan aracın, ayıplı olduğu iddiası ile açılan satış bedelinin faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece aracın iadesi kaydı ile satış bedelinin ödetilmesine karar verilmiş, faiz talebi ise reddedilmiştir. Davacı, satın almış olduğu aracı iade etmeden ödediği satış bedeli için faiz talebinde bulunamazsa da, mahkemece, aracın iadesi kaydı ile satış bedelinin ödetilmesine karar verildiğine göre, tahsiline karar verilen 2010/2366-9680
alacağa, satışa konu aracın davalılara iade tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, açıklanan bu husus gözardı edilerek, faiz talebinin reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 43817. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/2366, K. 2010/9680, 30 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama