KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/6373 E., 2010/14064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idarenin genel temizlik işlerini yerine getirdiğini, öngörülmeyen şekilde asgari ücret ile SSK primlerinde artış olduğunu, bu artış farklarını ilgili kurumlara ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, ödenen 85.858 TL.nin ödeme tarihlerinden ticari faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme ve şartnamede ödeme yapılacağına ilişkin düzenleme bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; sözleşmenin imzasından sonra SSK prim katsayısının yasa ile artırıldığı davacının bu durumu öngörmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile toplam 12.901 TL.nin ödeme tarihlerinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-B.K.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacının dava açılmadan önce davalıyı ihtar çekerek mütemerrit duruma düşürdüğü iddia ve ispat edilmemiştir. Bu nedenle, davacı ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/6373, K. 2010/14064, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama