KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/6385 E., 2010/14067 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının bankadan alıp kullandığı konut kredisi borcunu ödemediğini yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 96.998 TL. üzerinden itirazının iptaline, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 23. maddesinin 2. fıkrasında tüketiciler tarafından açılan davaların harçtan muaf olduğu belirtilmiştir. Maddenin amacından tüketici aleyhine açılan ve tüketici mahkemesinde görülüp, tüketici aleyhine sonuçlanan davalarda da tüketicinin haçtan sorumlu tutulmaması gerekir. Mahkemece, bu nedenle davalı tüketicinin harçla sorumlu tutulmaması gerekirken, yazılı şekilde aksine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12.maddesi gereğince, reddedilen kısım üzerinden davalı yararına vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Yine tarfiye göre nisbi vekalet ücreti 500,00 TL.ndan az olamayacağından davalı lehine 500,00 TL vekalet ücretinin takdiri gerekirken davalı lehine vekalet ücretine karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, 1. ve 2. bentlerdeki yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/6385, K. 2010/14067, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama