KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/647 E., 2010/5684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, alacaklı olduğu dava dışı ...'nin taşınmazı üzerine ipotek koyduğunu, 240.000 YTl.nin ödenmesi halinde bu ipoteğin kaldırılması için davalıya vekaletname verildiğini, davalının borç ödenmeden ipoteği kaldırdığını ileri sürerek, 240.000 YTL.nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, kendisine 240.000 YTL borçlu olan dava dışı Süleyman Seraki'nin arsası üzerine 240.000 YTL.lik ipotek koydurduğunu, borç ödendiğinde ipoteğin kaldırılması için de davalıya 7.12.2005 tarihli vekaletname verdiği, dosyadaki delillerden anlaşılmış olup, davacı borç ödenmeden davalı tarafından ipoteğin kaldırıldığını belirterek, uğradığı zarar olan 240.000 YTL.nin tahsili talepli bu davayı açmıştır.
Davacı, davasını ispatlamış ve mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Her iki taraf tacir olmadığından, taraflar arasındaki hukuki ilişki ticari ... niteliğinde değildir. Mahkemece yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde alacağın avans faiziyle tahsiline karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yargılamayı gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/647, K. 2010/5684, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama