Davacı, davalı ile daha önceden pilot olarak çalışıp arkadaş olduklarını, davalının hissedarı olduğu havayolu şirketine kendisini de hissedar yapılabileceğini, bu nedenle kendisine 40.000,00 TL göndermesi gerektiğini söylediğini, parayı davalının hesabına banka havalesi ile gönderdiğini, gönderilen banka dekontunda bu paranın ortaklık katkı payı için gönderildiğinin yazılı olduğunu, aradan uzunca bir zaman geçmesine rağmen paranın geri ödenmeyeceğinin anlaşılması üzerine iadesini talep ettiğini, davalının ödemeye yanaşmaması üzerine alacağının tahsili için icra takibi yaptığını ve itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının eşine kısmi ödemede bulunduğunu bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, itirazın iptaline, takibin 40.000.TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine
2010/6524-14823
itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yanda alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan bu yasal kurallar ışığında dava konusu alacak belirli ve likid olduğuna göre talep gereğince davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu talebin kabul edilmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekliyle düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca hükmün 1. paragrafındaki “Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE” sözlerinin çıkarılarak yerine “asıl alacak miktarının % 40 oranında hesaplanacak inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin eklenmesine, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.620.00 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 540.00 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 9.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.