KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/9208 E., 2011/4491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Süleyman Eren ile davalı vekili avukat ...'nün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Hazine adına kayıtlı, Milli Savunma Bakanlığı’na tahsisli, Milli Savunma Bakanlığı ile yapılan protokolle davalıya bırakılan 2952 metrekare taşınmazın kendisine devri hususunda davalı ile 15.12.1998 tarihli taahhütname imzaladıklarını,çektiği ihtara rağmen taşınmazın devrinin yapılmadığı gibi uğradığı zararın da giderilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000TL maddi tazminat ile taşınmaz bedeli olarak davalıya ödediği 15.000TL’nin dava tarihindeki değerinin hesaplanarak aynen davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taşınmaz satışı ile ilgili ödemelerin Belediyeye yapılmayıp kısa bir süre Belediye Başkanlığına vekalet eden kişiye yapıldığı, sözleşmenin de bu kişiyle yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının o tarihte Belediye Başkan Yardımcısı olan Remzi Oral hakkında dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya 2010/9208-2011/4491
uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiğine göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi gereğince davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/9208, K. 2011/4491, 24 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama