KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/10483 E., 2012/597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının vekili olarak alacak davası açıp takip ettiğini ancak haksız olarak azledilip vekalet ücretinin ödenmediğini, yapılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 11.698 TL. Üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 67/2. maddesi hükmünce icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan alacağının mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir.Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenebilmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi mümkün nitelikte bulunması yeterli olup, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
İcra İnkar tazminatı aleyhinde yapılan icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/10483, K. 2012/597, 19 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama