İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/11895 K.2011/17005

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2011/11895Karar2011/17005Tarih21 Kasım 2011Okuma4 dk · 744 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/11895 E., 2011/17005 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2011
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

744 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı Banka, davalı ...’in 77.000 Mark dövize endeksli 60 ay vadeli konut kredisi kullandığını, diğer davalı Kooperatifin de, sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, kredi taksitlerini 15.3.1994 tarihine kadar ödeyen davalı borçlunun, bu tarihten sonra 4. ve 5. aylara ilişkin taksitleri ödemediğini, 8.9.2004 tarihine kadar kısmi ödemelerde bulunup, bu tarihten sonra ise hiçbir ödemede bulunmayarak temerrüde düştüğünü, daha önce borcun uyarlanması için davalı tarafından açılan davanın da reddedilerek kesinleştiğini, kredi alacağının tahsili için takip başlatıp dava açtıklarını,

ancak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ileri sürerek, dava tarihi itibariyle 38.507 Euro asıl alacak, 59.611 Euro faiz, 2.981 Euro BSMV olmak üzere toplam 101.099 Euro alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın öncelikle zamanaşımı, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, “konut kredisi sözleşmesinin 12. maddesi gereğince, vade tarihinden itibaren dava tarihi olan 14.12.2006 tarihine kadar Borçlar Kanununun 125. maddesinde düzenlenen sözleşmeden kaynaklanan 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu süreyi kesen ... 1. Tüketici Mahkemesinde açılan itirazın iptali davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu şekilde davanın tüm hukuki

2011/11895-17005

sonuçlarıyla beraber ortadan kalktığı, ... 8. İcra Müdürlüğünün 2002/7456 esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin ise iptaline karar verildiği” belirtilerek, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren zamanaşımına uğraması nedeniyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-5411 sayılı Bankalar Kanununun 106. maddesinde, “Bir bankanın bu kanun hükümlerine göre faaliyet izninin kaldırılması halinde yönetim ve denetimi fona intikal eder.”, "Zamanaşımı" başlıklı 141.maddesinde; "Bu Kanundan kaynaklanan fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıldır." 142. maddesinde de, “Fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılır.” hükümleri bulunmakta, yine aynı kanunun geçici 16. maddesinde de, "Bu kanun ile Fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek, zamanaşımı ve diğer konularda fon lehine getirilen hükümler makable şamildir." hükmü yer almaktadır.

Somut olayda davacı bankanın, mevduat kabul etme ve bankacılık yapma işlemleri kaldırılmış ve iflasına karar verilmiş olup, tasfiye işlemleri TMSF bünyesinde yürütülmektedir.

5411 sayılı kanunun az yukarda belirtilen 141.maddesi gereğince, söz konusu kanundan kaynaklanan fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıl olup, aynı yasanın geçici 16. maddesi gereğince de, anılan kanun ile fon alacağının tahsili bakımından zamanaşımı ve diğer konularda fon lehine getirilen hükümlerin geriye etkili (makable şamil) olacağı belirtildiğine göre, konut kredisinden kaynaklanan ve bankacılık yapma işlemleri ve mevduat kabul etme izni kaldırılan müflis Marmara Bankası A.Ş.

İflas İdaresi tarafından açılan ... bu davada, 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. (Bkz. benzer bir olayda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca verilen 05/04/2006 gün 06/12-110 esas 2006/122 sayılı karar da aynı yöndedir.) Nitekim mahkemece de, 5411 sayılı yasanın 142. maddesinde düzenlenen özel görevle ilgili hüküm olayda uygulanarak, eldeki davada, mahkemenin görevli olduğu kabul edilmiştir.

Buna rağmen, aynı yasanın 141. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin dikkate alınmamış olması ise isabetsizdir.

O halde dava konusu, 18.5.1993 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle, olayda uygulanması gereken 5411 sayılı kanunun 141. maddesi gereğince, dava tarihi itibariyle 20 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından, mahkemece işin esası incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı

2011/11895-17005 olup, bozmayı gerektirir.

2-Öte yandan, zamanaşımını kesen sebepler Borçlar Kanununun 133. maddesinde düzenlenmiş, aynı kanunun 135. maddesinde ise zamanaşımı kesilince, kesilmeden itibaren yeni bir sürenin işlemeye başlayacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, dava konusu kredi alacağının uyarlanması istemiyle davalı tarafından 15.9.1999 tarihinde ...

1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 1999/448 esas 2001/434 karar sayılı dosyası üzerinden açılan dava, mahkemece 5.4.2001 tarihinde reddedilmiş, verilen karar 11. Hukuk Dairesi tarafından 18.12.2003 tarihinde onanmış, 19.3.2004 tarihinde de kesinleşmiş olup, dava açılmakla kesilen zamanaşımı süresi, kesilme tarihinden itibaren (dava tarihi olan 15.9.1999) yine aynı süre ile yeniden işlemeye başlamıştır.

Yine davalı borçlunun, 24.3.2003, 26.3.2003 ve son olarak da 21.4.2006 tarihli dilekçelerle, borcun yapılandırılması istemiyle bankaya başvurduğu da anlaşılmaktadır. Borcun yeniden yapılandırılmasına ilişkin her bir başvuru, yasanın 133.maddesinde belirtilen, “borcun ikrarı” anlamına geleceğinden, başvuru tarihleri itibariyle zamanaşımı süresi kesilmiş olup, 135. maddeye göre de tekrar aynı süre yeniden işlemeye başlamıştır.

O halde, mahkemenin kabulünün aksine davada 10 yıllık zamanaşımı süresi de dolmamış olduğundan, kabul şekli bakımından da mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/11895, K. 2011/17005, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/11895
Karar No
2011/17005
Tarih
21 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/11896 K.2011/23944
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/11899 K.2011/24049
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/11902 K.2011/23928
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/11903 K.2011/12134
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/11905 K.2011/23937
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/11907 K.2011/13334

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.