KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2011/12257 E., 2011/18139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile birlikte kredi kullandığı ve bu krediye karşılık olmak üzere gayrimenkulünü ipotek ettirdiği, davalının bu ipoteğe dayanarak kendi adına kredi çektiği ve bu kredi miktarını ödemediğinden bahisle başlattığı takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazın iptali ile %40'dan az olmamak üzere icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın 51.572,98 TL asıl alacak ve 1.869,52 TL faiz üzerinden kısmen kabulüne, davacı yararına icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İ.İ.K'nın 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi üzerine alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu 2011/12257-18139
tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kurulların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde 53.442,50 TL alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahekmece, yanlış değerlendirme sonucu davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmemesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına düzeltilerek onanması usulün 428/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/12257, K. 2011/18139, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama