KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/13544 E., 2011/20796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
786 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,Yapı kredi bankasından aldığı kredi kartı ile diğer davalı ... bilişimden 15-16 Aralık 2008 tarihlerinde 10 değişik numaraya 10 işlemde toplam 1500 TL.lik kontor yüklendiğini,bankanın 18 aralık 2008 tarihinde durumu kendisine bildirdiğini,bunun üzerine kredi kartını kapattırdığını,kredi kartı kapatıldıktan sonra da 19 aralık 2008 tarihinde 5 değişik numaraya aynı şekilde 750 TL.lik kontör yüklendiğini,bu şekilde kredi kartından çekilen 2250 TL.nı ödediğini belirterek;... olduğu 2,250,00 TL nin yasal faizi ile birlikte tarafına iadesine,karar verilmesi istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece,davanın kabulü ile davacı hesabından bilgisi dışında çekildiği anlaşılan 2.250,00 TL' nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle davalıların,kredi kartının kullanıma kapatılmasından sonr 19.12.2008 tarihinde yapılan 750 tutarındaki kontör yüklenmesine ilişkin davanın kabulüne dair karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacıya ait kredi kartının, hukuka aykırı olarak üçüncü kişiler tarafından kullanılması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı, rızası ve bilgisi dışında Kullanılan kredi kartı harcamalarından sorumlu olmadığını ileri sürerken, davalılar
2011/13544-20796
ise, kredi kartına ilişkin bilgi ve şifrelerin saklanması ve korunmasında gerekli özenin gösterilmediğini belirterek, yapılan harcamalardan davacının sorumlu olması gerektiğini savunmaktadır.Davacıya ait kredi kartı ile “kontoryolla.com” sitesinden 15.12.2008 tarihinde 5 kez 150.00.TL' lık, 16.12.2008 tarihinde 5 kez 150.00.TL' lık, olmak üzere toplam 1500 TL.lık tarihinde kontör alındığı 18.12.2008 tarihinde kredi kartının banka tarafından davacıya bilgi verildiği,davacının kontörleri kendisinin almadığını belirtmesi üzerine kredi kartının kullanıma kapatıldığı,kart kullanıma kapatıldıktan sonra da 19.12.2008 tarihinde 5 kez 150 TL olmak üzere toplam 750 TL.lik kontör yüklemesi yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir.
Mahkemece,tüm dosya kapsamından davacıya davalı bankaca kredi kartı verildiği ve diğer davalının ... yerinden bu kartla internet üzerinden işlem yapıldığı,davacının internet bankacılığı şifresi oluşturmadığını ve alışverişi kendisinin yapmadığına yönelik beyanı karşısında, davalı bankaca verilen süre ve ihtarlı kesin süreye rağmen şifre oluşturulmasına ilişkin bilgi ve belgelerin banka tarafından mahkemeye sunulmadığı,davacının kartı 18/12/2008 tarihinde kapattırmış olmasına rağmen 19/12/2008 tarihinde dahi işlemler yapılarak karttan çekimler yapıldığı,
davalıların olayda müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle;davanın kabulü ile davacı hesabından bilgisi dışında çekildiği anlaşılan 2.250,00 TL' nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için, 5464 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu”nun, konu ile ilgili hükümlerinin incelenmesinde;
“Kart Hamillerinin Yükümlülükleri” başlıklı 15. maddesinde, “Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir.”
“Bildirim Zorunluluğu” başlıklı, 16. maddesinde, “Kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır.”
“Kartın Haksız Kullanımı ve Sigortalanması” başlıklı 12. maddesinde ise, “Kartın ya da 16 ncı maddede belirtilen
2011/13544-20796
bilgilerin kaybolması veya çalınması halinde kart hamili, yapacağı bildirimden önceki yirmi dört saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan yüzelli Yeni Türk Lirası ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Hukuka aykırı kullanımın, hamilin ağır ihmaline veya kastına dayanması veya bildirimin yapılmaması hallerinde bu sınır uygulanmaz.” hükümleri bulunmaktadır.“Bilgilendirme ve Sistemin Güvenliğinin Sağlanması” başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasında ise, “Üye işyerleri, 20 nci madde uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla işlem yapılmasına olanak sağlamak üzere kuracakları sistemlerin güvenli bir şekilde çalışmasını temin etmekle yükümlüdür.”
Yine taraflar arasındaki kredi kartı sözleşmesinin, “Kart ve Şifrenin Kullanımından Sorumluluk” başlıklı 6. maddesinde de, kart numarası ve şifrelerin,kart hamili dışındaki kişiler tarafından kullanılmasının yasak olduğu,bunların her ne şekil ve surette olursa olsun başkaları tarafından kullanılmasında doğacak her türlü hukuki,mali ve cezai sorumluluğun kart hamiline ait olduğu belirtilmiştir.
Açıklanan Yasa ve sözleşme hükümleri gereğince, üçüncü kişi veya kişiler tarafından davacıya ait kredi kartının 15.12.2008-16.12.2008 tarihleri arasında internet yolu ile haksız kullanımından doğan zararın oluşmasında ve artmasında, tarafların kusur veya varsa müterafik kusur durumunun, alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle taraf ve yargı denetimine uygun şekilde belirlenip, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/13544, K. 2011/20796, 27 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama