KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/146 E., 2011/9441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla9
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Tokinin yürüttüğü proje kapsamında davalıdan C 2 Blok 6 kapı numaralı daireyi satın aldığını, dairenin 16 ayda teslim edileceğinin kararlaştırıldığını ancak 11 ay 10 gün gecikmeyle 10.10.2008 tarihinde teslim edildiğini, kira kaybı oluştuğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 1133 TL'nın faiziyle tahsilini istemiş, 3.11.2010 tarihli dilekçe ile de talebini 2266 TL olarak ıslan etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 2266 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında imzalanan 30.6.2006 tarihli sözleşme ile davacıya C2-6 Blok 6 numaralı 1. katta bulunan dairenin satıldığı anlaşılmaktadır. Mahallinde yapılan keşif ise C2-15 Blok 3. kat 13 numaralı dairede yapılmıştır. Keşfin neden sözleşme dışında başka bir dairede yapıldığı belirlenemediği gibi, sonradan blokların ve dairelerin 2011/146-9441
değiştirildiği, davacıya başka bir daire verildiği de iddia olunmamıştır. Blokların ve dairelerin konumları birbirinden farklı olduğu için getirebilecekleri kira bedelinde birbirinden farklı olması ihtimal dahilindedir. Bu itibarla sözleşmede kararlaştırılan daire dışında başka bir dairede yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması olanaksızdır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, sözleşmeye ve davaya konu daire üzerinde keşif yapılmak suretiyle davacının isteyebileceği kira bedeli konusunda bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, başka bir dairede yapılan keşif sonunda alınan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davacı dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1133 TL'nın tahsilini istemiş, 3.11.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini yükseltmiştir. Hal böyle olunca 1133 TL na dava tarihinden, hüküm altına alınan bakiye kısma ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi zorunludur. Mahkemece, ıslah dilekçesi ile artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, hüküm altına alınan tüm bedele dava tarihinden itibaren faiz yürütülüş olması da usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/146, K. 2011/9441, 14 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama