KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/15556 E., 2012/8434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 29.12.1994 tarihli bakanlık oluru ile dava dışı ...Akaryakıt AŞ’ne 49 yıllığına 504 yataklı bir turistik tesis yapması amacıyla yer tahsis ettiklerini, daha sonra bu yerin olurları alınarak 26.11.1996 tarihinde dava dışı Yek-Tur A.Ş’ne devredildiğini...A.Ş’nin de yine olurlarını alarak 7.7.2000 tarihinde aynı yeri davalıya devrettiğini davalının 13.11.2002 tarihinde olurlarını almak suretiyle 28 ek yatak, 12.10.2005 tarihinde de yine olurlarını alarak 468 ek yataklık yerler inşa ettiğini,
2000 yılında verdiği taahhüt senedine göre her yıl için arazi tahsis bedeli ve %2 oranında kira geliri ödemesinin gerektiğini 504 adet yatağa ilişkin olarak 2000-2004 yıllarına ait borçlarını eksik ödediğini, 2005-2006 yılları borçlarını 10.12.2006 tarihinde ödediğini, ancak sözleşme gereğince bu paraların gecikme zamlarından da sorumlu olduğunu, ek 28 ve 468 yataklık bölümler için hiç ödemede bulunmadığını ve yatırması gereken teminat bedelini de yatırmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle arazi tahsis bedeli, gayrisafi gelirin %2’si, kira gelirin %2’si,
ağaçlandırma özel ödenek geliri alacaklarının KDV’si ve teminatta dahil olmak üzere şimdilik 2.132.312.55 TL.nin gecikme zammı ve KDV.siyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, daha sonradan verdiği 21.6.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.142.914.64 TL.na çıkarmıştır.
Davalı, ödenmesi gereken tüm borçlarını ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davaya konu edilen alacağın 1.658.814.08 TL.sı yargılamanın devamı sırasında ödendiği, teminata ilişkin isteminde davalının 7.11.2006 tarihinde davacıya verdiği teminat mektubuyla kapatıldığı, davalının davacıya borcu kalmadığı gerekçe gösterilerek karar ittihazına yer olmadığına, asıl davaya konu 2.132.313.55 TL.na dava tarihinden ödeme tarihine kadar ıslah edilen miktarında ıslah tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
2011/15556-2012/8434
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre her iki tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesinde diğer kalem istekleri yanında verilmeyen teminat mektubu yönünden de talepte bulunmuştur. Davaya konu bu teminat mektubunun dava açılmadan önce 7.11.2006 tarihinde 473.752.03 TL tutarlı olarak davacıya verildiği mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda mahkemece bu kalem istek yönünden davanın reddine, kabul ve red oranlarına göre mahkeme masraflarının paylaştırılmasına ve reddedilen miktar yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Hükme esas alınan 8.3.2010 tarihli bilirkişi raporunda davalının davacıya asıl alacak, gecikme zammı, gecikme zammı KDV.si ve teminat mektubu alacağı ile birlikte 2.132.313.55 TL borcunun bulunduğu teminat mektubunun dava tarihinden önce 7.11.2006 tarihinde 473.752.03 TL meblağlı olarak davacıya verildiği, bakiye 1.658.561.55 TL.nında yargılama sırasında 10.6.2008 tarihinde ödendiği rapor edilmiş; mahkemece de bu miktarların hepsinin toplamı olan 2.132.313.55 TL.na dava tarihinden ödeme tarihine kadar faiz uygulanmıştır.
Oysa ki dava tarihinden önce verilen teminat mektubu için faiz uygulanamayacağı gibi bakiye yargılama sırasında ödenen 1.658.561.55 TL.nın tamamı da asıl alacak olmayıp, bu alacağın bir kısmı gecikme zammından oluşmaktadır. Gecikme zammı niteliği itibariyle faizdir. Faize faiz uygulanması da BK.nun 104/son maddesine açıkça aykırılık teşkil eder. Mahkemenin bu yönü göz ardı edilerek faize faiz uygular şekilde hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
4-Davalının davacıya verdiği taahhütnamelerin (2/f) maddelerinde borcun zamanında ödenmemesi halinde 6183 sayılı yasanın 51.maddesinde yazılı nispette gecikme zammı ödeneceği yazılıdır. Mahkemenin sözleşmenin bu hükmünü göz ardı ederek yargılama sırasında ödenen miktara dava tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulaması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/15556, K. 2012/8434, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama