KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/18113 E., 2012/2282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı ile birlikte ... ili, ... köyü, 3143 ada, 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde müştereken malik olduklarını, 04/07/2003 tarihinde kendi aralarında taksim sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşmeye göre taşınmaz üzerinde bulunan ve halen inşaat halinde olan yapının tamamlanması konusunda anlaşmaya vardıklarını, yapının kullanılabilir hale getirilmesi için kendilerinin harcama yaptıklarını, davalı tarafın hiçbir katkısı bulunmadığını, davalının taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi için ...
3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1387 esas sayılı doyası ile dava açtığını ve bu davanın derdest olduğunu, bu davada taraflarına sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak dava açılmak üzere süre verildiğini belirterek, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının tamamlanabilmesi için kendileri tarafından yapılan iyileştirme, inşaat ve imalat işlerinden davalının hissesine düşen kısmın bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Eldeki dava, davacı ve davalılar tarafından inşa edilen binaya ilişkin açılan ortaklığın giderilmesi davasında mahkemece verilen ara karar üzerine açılmış muhdesatın kimin tarafından yapıldığının ve bedelinin tespitine ilişkindir. Böyle bir davada ortaklığın giderilmesi davasının sonucunu etkileyecek şekilde eda hükmü kurulamaz. Mahkemece çoğun içinde azın da istenildiği ilkesi gereğince tespit hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/18113, K. 2012/2282, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama