KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/19953 E., 2012/3099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ev işlerine yardımcı olmak üzere 1988 yılından itibaren davalıların yanında çalıştığını, davalı ...’in sırf işi bırakması için kendisini bıktırmaya çalışıp son olarak parasını kaybettiğini ve parayı kendisinin çaldığını iddia ettiğini, daha büyük iftiralar ile karşılaşacağı endişesi ile işini bıraktığını bildirerek, davalıların haksız tasarrufu neticesinde işini bırakmak zorunda kalması sebebiyle hayatının gelecek döneminde mutad şekilde devam edecek olan gelirinden yoksun kalması sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3000 TL maddi tazminatın ve uzun zamandır emektarı olduğu işverenlerin iftirasına uğraması nedeniyle kişilik hakları zedelendiğinden 7.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalıların evinde uzun yıllardır çalıştığını, ancak hizmet akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalılar ise davacının sürekli gelmeyip haftanın bir iki gününde çalıştığını ve haklı nedenle sözleşmesinin feshedildiğini savunmuşlardır.
Mahkemece taraflar arasındaki hizmet akdinin sürekli olmadığı, bu itibarla sözleşmenin her zaman feshinin mümkün olduğu sonucuna varılmış ise de; davalı tanığı olan ... davalıların oturduğu apartmanda görevli olduğunu, davacının cumartesi Pazar günleri hariç davalıların evine gelip gittiğini, sabah 9-9.30 ve akşamüstü 15-15.30 saatlerinde genellikle davacıyı gördüğünü beyan etmiştir.
Böyle olunca davacının BK.nun 341. maddesi anlamında hizmet akdi ile çalıştığı kabul edilmelidir. Mahkemece hizmet akdinin zamansız feshi nedeniyle davacının makul bir tazminat isteyebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu ilkeler çerçevesinde hüküm tesisi gerekirken bu talebin de reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/19953, K. 2012/3099, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama