KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/21068 E., 2012/15091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, uzun yıllar davalı kardeşi ile tarım ve hayvancılık işinde ortaklık yaptıklarını, nakit paraya ihtiyaçları olduğunda davalının bilgisi ve onayı dahilinde eşi dava dışı ...'dan çeşitli kerelerde 487,94 gram altını alarak ortaklığa ödünç verdiğini, daha sonra ortaklığı sorunlu bir şekilde sona erdirdiklerini, tasfiye sırasında davalının altınlarda kendi payına düşen yarısını iade etmediğini ileri sürerek 487,94 gram altının yarısının bedeli olan 10.000 TL'nın tahsilini istemiştir.
Davalı, altınların ödünç verildiği iddiasının doğru olmadığını, kaldıki kendisinin ve çocuklarının davacıya verdiği ek tutarların mevcut olduğunu, zamanaşımı süresininde dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ortağın avans olarak verdiği iddia olunan altınların, tasfiye sürecinden bağımsız olarak istenemeyeceği, ancak ortaklığın tasfiyesi bağlamında davaya konu edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada ortaklığa borç olarak verdiği altınların yarısının bedelini davalıdan istemiştir. Davacı dava açtığı sırada ortaklığın tasfiyesini yaptıkları, ancak tasfiye sırasında davalının altınların yarı bedelini ödemediğini iddia etmiş, davalı ise 27.12.2010 tarihli duruşmada 2010 yılının Eylül ayında ortaklığı sonlandırdıklarını bildirmiştir. Bu durumda tarafların adi ortaklığı 2010 yılı Eylül ayında sonlandırıp aynı zamanda 2011/21068 2012/15091
tasfiye işleminide yaptıkları ve ancak davacı tarafça ortaklığa borç olarak verildiği iddia olunan altınlar hususunda anlaşılmadığı için bu hususun tasfiye dışında tutulduğunun kabulü zorunludur. Hal böyle olunca ve adi ortaklığa konu olan diğer unsurlar tasfiye edildiği için sırf davaya konu olan altınlar yönünden konunun ele alınarak incelenmesi, bu hususta taraflardan delilleri sorulup alınarak toplanması ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, sadece davaya konu iddia olunan altınlar yönünden inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/21068, K. 2012/15091, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama