KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/21225 E., 2012/14911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... ... aralarındaki dava hakkında Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.7.2008 tarih ve 190-205 sayılı hükmün Dairenin 15.3.2011 tarih ve 10959-3977 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, dava dışı ... Tarım Ltd. Şirketinin ...
Bankasından kullandığı 04.05.2004 tarihli ve 40.000 TL limitli krediye dava dışı ... ... ile birlikte kefil olduklarını, dava dışı ...’nun da kredinin teminatı olarak taşınmazını ipotek verdiğini, daha sonra kredi limiti 26.11.2004 tarihinde 200.000 TL’ye yükseltildiğinde kendisi ile dava dışı ...’in bu artışa da kefil olduklarını, limit artışı sırasında davalı ...’ın da kredinin teminatı olarak taşınmazına ipotek koydurduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacaklı bankaca ipotek borçluları ve kefiller aleyhine ayrı ayrı icra dosyaları ile takibe girişildiğini,
davalı ... tarafından alacaklı bankaya 125.800 TL ve dava dışı M.Yücel tarafından 2.011 TL. Toplam 127.811 TL.
Ödeme yapıldığını, karşılığında bankanın, davalı ...’e, İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2005/3417, 3714, 4079 sayılı dosyalarındaki hak ve alacaklarını noterde düzenlenen 11.4.2006 tarihli temlik sözleşmesi ile temlik ettiğini, davalının da banka tarafından açılan takibe yeni bir takip yapmadan kaldığı yerden devam ettiğini, kredi borcu nedeni ile eşit miktarda sorumlu oldukları halde aleyhine davalı tarafından yapılan takip nedeni ile 203.424 TL.
Ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, 171.471,85 TL’lik fazla ödemesinden şimdilik 10.000 TL nin davalıdan tahsilini istemiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 171.471,85 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, davacının esasen asıl borçlu dava dışı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirket ile banka arasında akdedilen kredi sözleşmelerini davacı ve dava dışı ... Yücel Özbek’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kendisinin daha sonradan kredinin teminatı olarak banka lehine teminat ipoteği verdiğini, kredi sözleşmesini hiçbir şekilde imzalamadığını, banka tarafından başlatılan takip sonucu borcun büyük bir miktarının kendisi ve dava dışı oğlu ... tarafından ödendiğini, daha sonra bankadan alacakları temlik alarak takibe devam ettiğini, kredi sözleşmesinin kefili olan davacının, kefil olmayan kendisinden istirdat talebinde bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
2011/21225 2012/14911
Mahkemece, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bu kez davacı karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Dava dışı Bergam Ltd.Şt.nin 4.5.2004 tarihinde ... bankasından kullandığı kredi ile limit artışına davacı ile dava dışı ...in müteselsil kefil oldukları, davalının , 25.11.2004 tarihli ipotek senedi ile kendisine ait 4733 nolu parselin tamamının ... bankası tarafından Bergam şirketi namına açılmış ya da açılacak tüm kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ipotek verildiği, ipotek senedinin 5. Maddesinde, ipotek miktarınca borcun tamamından müştereken ve müteselsilen kefil sıfatıyla sorumlu olduklarının kabul ve taahhüt edildiği tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.
O halde davalı ipotek borçlusunun da anılan madde gereğince aynı zamanda kullanılan kredinin kefili olduğunu kabul ettiği anlaşıldığına göre , kredi borcu nedeni ile ödenen miktardan tarafların eşit miktarla sorumlu oldukları ve davacının fazladan ödediği bedeli davalıdan talebe hakkının olduğu kabul edilmelidir.
Açıklanan nedenle mahkeme kararının onanması gerekirken, yanılma sonucu yazılı şekilde bozulduğu, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme isteğinin kabulü ile, Dairemizin bozma kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/21225, K. 2012/14911, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama