İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/4805 K.2011/10166

Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2011/4805Karar2011/10166Tarih27 Haziran 2011Okuma5 dk · 997 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/4805 E., 2011/10166 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Haziran 2011
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

997 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı şirketle 6.2.1997 tarihinde “jeotermal enerji” alımına ilişkin, metre kare ölçümüne göre abonelik sözleşmesi imzaladığını, davalının, bir süre önce kalorimetre ölçümüne dayalı yeni bir sözleşme yapılması konusundaki talebini kabul etmediğini, bunun üzerine sözleşmenin, 14.5.2008 tarihli ihtarla, tek taraflı olarak feshedildiğini, oysa ki davalının böyle bir yetkisi bulunmadığı gibi, abonelik sözleşmesinde de kalorimetre takılması yönünde bir zorunluluk olmadığını, kaldı ki, 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu”nun geçici 6. maddesinin 1. fıkrası gereğince, kalorimetre cihazı takma uygulamasının,

mevcut tüketiciler için yasanın yürürlüğe girdiği tarihten 5 yıl sonra geçerli olacağını, sözleşmenin bu şekilde feshedilmesinin, dürüstlük ve iyiniyet kuralları ile de bağdaşmadığını, daha önce davalı tarafından, kalorimetreye dayalı ısınma bedeli ödenmesi konusunda İzmir 2. Tüketici Mahkemesinin 2007/216 esas sayılı dosyası üzerinden açılan davanın da reddedilerek kesinleştiğini ileri sürerek, davalının tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmesinin geçerli olmadığının ve abonelik sözleşmesinin, sözleşme hükümleri çerçevesinde mevcut hali ile devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket, davacı ile 1997 yılında metre kare esasına göre abonelik sözleşmesi imzalandığını, ancak enerji verimliliğini sağlamak ve enerjinin daha fazla kişiye ulaşmasını temin etmek amacıyla, aboneliklerde “kalorimetre” esasına geçtiklerini, davacının ise, bu ölçüme göre sözleşme imzalanması talebini reddettiğini, söz konusu uyuşmazlık nedeniyle daha önce açmış oldukları davanın da reddedilerek kesinleştiğini, bu nedenle belirsiz süreli sözleşmede, süre sınırlandırılması yoluna gitmek suretiyle, feshi ihbarda bulunduklarını, olayda sözleşmenin haklı veya haksız feshinin söz konusu olmadığını ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davalı şirketin, sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirme hakkının bulunmadığı, taraflar arasında aynı konu ile ilgili, daha önce davalı şirket tarafından açılan davanın reddedilerek kesinleştiği, verilen bu kararın kesin hüküm niteliğinde olduğu belirtilerek, davanın kabulüne, taraflar arasındaki muarazanın men’i ile, 6.2.1997 tarihli abonelik sözleşmesinin geçerli olduğunun ve sözleşme hükümleri çerçevesinde devam ettiğinin tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Az yukarda da kısaca özetlendiği gibi, davacı, davalı ile imzalanan “jeotermal enerji” alımına ilişkin abonelik sözleşmesinin, kalorimetreye dayalı sisteme geçmeyi kabul etmediği için, davalı tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçerli olmadığının, aboneliğin, metre kare esasına göre ve mevcut hali ile devam ettiğinin tespitini talep etmiş, davalı ise, enerjinin daha verimli kullanılması için, kalorimetre esasının zorunlu olduğunu, verilen süreye rağmen, kalorimetre esasına geçmeyen davacının, belirsiz süreli olan abonelik sözleşmesinin, Borçlar Kanunu hükümlere göre, yasaya uygun olarak feshedildiğini savunmuştur.

Tüm dosya kapsamından, davalı şirketin, 1996 yılından itibaren abonelere, jeotermal enerjiyle ısınmaları konusunda, hizmet vermeye başladığı, ilk yıllarda, abone sayısının azlığı ve o zamanki teknik imkanlara göre, metrekare usulüne göre fiyatlandırmayı düzenleyen bir sözleşme tipinin imzalatıldığı, bu sözleşme tipine göre abonelerin, evin yüzölçümüne göre belirlenen sabit bir bedeli ödemekte oldukları, ancak aradan geçen zaman içinde, abone sayısının 20.000 konuta yaklaşması ve talebin de sürekli olarak artması üzerine, enerjinin verimliliğinin sağlanması için, ölçümde metrekare esasından, kalorimetre esasına geçildiği,

bu tip ölçümde ise abonelerin, tükettikleri kadar enerji bedeli ödemekte oldukları, tüm aboneler yönünden, kalorimetre ölçümüne geçilmesi için çalışmalar yapılıp, kampanyalar düzenlendiği, çok sayıda eski abonenin de, yeni aboneler gibi, bu sisteme geçtiği, ne var ki bu ölçüm sistemini kabul etmeyen bir kısım eski abonelere, son olarak kalorimetre esasına geçmeleri için ihtar gönderildiği, verilen 6 aylık süreye rağmen sonuç alınamaması üzerine de, abonelik sözleşmelerinin feshedildiği, davacının da bu abonelerden biri olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda da, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirketin, kalorimetreye dayalı sisteme göre sözleşmenin yenilenmesi talebine, davacının karşı çıkmasından kaynaklanmış olup, eldeki dava da, söz konusu bu uyuşmazlıktan kaynaklanan “muarazanın giderilmesi” istemine ilişkindir.

Hemen belirtilmelidir ki, harcanan enerji miktarı ne olursa olsun aynı ücretin alındığı, enerjiyi tasarruflu kullananla kullanmayan arasında hiçbir farkın gözetilmediği “metre kare yöntemi”ne göre ücretlendirmede, enerjinin bilinçli ve tasarruflu kullanımının engelleneceği, dolayısıyla enerji israfına neden olunacağı açıktır.

Gerçekten de, bu yöntemle ısınmada, bir çok abonenin, binasında ısı kaybını önleyen, izolasyon, ısı yalıtımı Gibi önlemlere başvurmadığı gibi, sıcak olduğunda peteğini kapatmak yerine pencerelerini açtığı da, bilinen bir gerçektir. Enerji kaynaklarının giderek azaldığı günümüzde, enerjinin tasarruflu kullanılması, kişisel sorumluluğun ötesinde, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur.

Nitekim, enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılması, israfın önlenmesi, enerji maliyetlerinin hafifletilmesi ve çevrenin korunması amacıyla, 18.4.2007 tarihinde 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu” kabul edilerek, enerjinin verimli kullanılması, yasal sorumluluk kapsamına da alınmış olup, kalorimetreye dayalı sisteme geçmek, bir süre sonra yasal olarak da zorunlu hale gelecektir.

Kaldı ki, enerjinin korunmasına yönelik olan kalorimetreye dayalı ölçümün, normal şartlarda davacı tüketicinin aleyhine bir durum yaratacağı kabul edilemeyeceği gibi, enerjiyi tasarruflu kullanan veya herhangi bir nedenle (evde bulunmama, alternatif ısınma araçları kullanma vb.) bir süre hiç kullanmayan tüketici yönünden ise, daha avantajlı sonuçlar doğuracağı da tabiidir.

Sonuç olarak, kalorimetreye dayalı ölçüm yöntemine geçilmesi, sözleşmenin tüketici aleyhine ağırlaştırılması sonucunu doğurmayıp, buna karşılık enerjinin daha verimli kullanılmasını teşvik ederek, israfın önlenmesine katkıda bulunacağından, davacı abonenin, buna karşı çıkması, MK’nun 2. maddesinde belirtilen iyiniyet kurallarına aykırıdır.

Başka bir ifade ile davalı şirketin, “enerjinin ölçülmesi” için kalorimetre sistemine geçmek istemesi ve buna göre sözleşmenin yenilenmesi talebi, gerek yukarda açıklanan nedenler, gerekse aynı durumdaki tüm aboneler arasında eşitlik sağlanması bakımından, hakkaniyete de uygundur.

Mahkemenin kabulünün aksine, daha önce aynı taraflar arasında görülüp kesinleşen İzmir 2. Tüketici Mahkemesine ait olan 2007/216 esas ve 2007/347 karar sayılı davanın, eldeki dava yönünden kesin hüküm niteliğinde olduğu da kabul edilemez.

O halde yukarda açıklanan tüm bu nedenlerle jeotermal enerji kullanımında, “kalorimetreye dayalı abonelik tesisi” konusundaki davalı talebinin, eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine uygun olduğunun kabulü ile, taraflar arasındaki muarazanın da buna göre giderilmesi gerekirken, mahkemece aksinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.6.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davalının açtığı aynı nitelikle uyuşmazlıkla ilgili davanın reddine dair İzmir 2.Tüketici Mahkemesinin 2007/216-347 sayılı dosyasının bu davada güçlü delil teşkil etmesine göre hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/4805, K. 2011/10166, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Muhalefet Şerhi
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4805
Karar No
2011/10166
Tarih
27 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/4805 K.2011/8475
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/4805 K.2011/7943
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/4806 K.2011/2790
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/4806 K.2011/8467
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/4806 K.2011/7486
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/4807 K.2011/7487

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.