KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/7301 E., 2011/14124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
244 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ağabeyi olan davalıya 1978 yılında 300.000,00 Tl, eşi ... 124 gr 25 cm 22 ayar burma bileziği borç olarak verdiğini, davalının 72 gr altını iade ettiğini bakiyeyi ödemediğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL nin tahsiline karar verilmesini istelmiştir. Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi cevapta vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya borç olarak verdiği para ile eşi tarafından verilen altınların iade edilmediğinden bahisle eldeki alacak davasını açmıştır. Davalı duruşmalara katılmamış mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı temyiz dilekçesinde dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tarafına tebliğ edilmediğini, dilekçenin aynı adreste oturan Arif Altaya tebliğ ediliğini belirterek, temyiz dilekçesine ekli olarak da kendisinin ve oğlunun ayrı adreslerde ikamet ettiğine dair yerleşim yeri ve adres belgesi ibraz etmiştir. İkamet belgelerinin incelenmesinde davalı ile tarafına dava dilekçesi tebliğ edilen oğlu Arif Altay'ın ayrı adreslerde ikamet ettikleri anlaşılmaktadır.
Bu durumda dava dilekçesinin davalıya yasa ve yönetmeliğe uygun olarak tebliğ edildiğinden ve taraf teşkilinin sağlandığından bahsedilemez. Öyle olunca davalıya usulüne uygun tebligat yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/7301, K. 2011/14124, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama