KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/7747 E., 2011/16762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... Bankası'ndan aldığı kredi sebebiyle gayrimenkulünü ipotek ettiğini, davalıların bu kredi sebebiyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredi borcu ödenmeyince banka tarafından kendisi aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını,bu sebeple kendisinin ödeme yaptığını, borçtan şahsen sorumlu olmadığını,bankaya ipotek borçlusu sıfatıyla ödenen miktar bakımından alacaklı bankanın yerine geçerek davalılar aleyhine icra takibi başlattığını, davalıların bu takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların icra takibine vaki itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm,davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi gereğince, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekli olup, dava konusu olayda, mahkemece aynı nedenle davanın reddine karar verilmiş olan davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, açıklanan husus göz ardı edilerek, reddedilen miktar nedeniyle davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.Ne var ki,bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/7747, K. 2011/16762, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama