KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2011/9834 E., 2011/19207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından aleyhlerine 10.01.2007 keşide tarihli, 28.000,00.TL bedelli çeke istinaden icra takibi yapıldığını, takip konusu çek bedelini davalı alacaklıya ödediklerini, bu ödemenin 15.000,00.TL'sinin 18.01.2007 tarihinde Yapı Kredi Bankası ... şubesi kanalı ile alacaklının hesabına bu çeke mahsuben havale edildiğini, kalan 13.000,00.TL'lik borcun da keşidecisi...
Toprak Mermer Tic.Ltd.Şti olan 15.05.2007 keşide tarihli, 24.000,00.TL bedelli çek ile yapıldığını, hatta bu çekin fotokopisi üzerine takibe konu çekten bakiye kalan 13.000,00 TL'lik borç için ödendiği yazılmak sureti ile davalının imzasının alındığını, şirketin muhasebe defterine de bu ödemelerin işlendiğini, verilen bu çekin de davalı tarafından tahsil edilmekle böylece dava konusu çekten dolayı borçlarının kalmadığını ileri sürerek takip konusu çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasında açık hesap olduğunu, en son kalan 13.000 TL için verilen çekin hangi ödemeye ilişkin yapıldığının bildirilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının çeki takibe koymakta kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İ.İ.K.'nun 72/5. maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra, alacaklı davalının ayrıca kötüniyetli olması da gerekir. Başka bir deyişle, davalı alacaklı icra takibi yapmakta kötüniyetli değilse aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Somut olayda davalı, takibe konu belgede alacaklı olmadığını 2011/9834-19207
bilmektedir. Davacı aleyhine yapılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu açıktır. Öyle olunca, Mahkemece davacı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken, bu isteğin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/9834, K. 2011/19207, 15 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama