KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/11683 E., 2013/7690 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurumla imzaladıkları ... Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi gereği bir takım branşlarda hizmet sunmayı taahhüt ettiklerini, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Kasım 2006 ve Nisan 2007 faturaları ile ilgili 37 hastaya ait gerçeğe aykırı fatura düzenlenmesi, yapılmayan tetkik ve tedavilerin faturalarda gösterilmesi,
hasta tedavileri ile ilgili kuruma gerçeğe aykırı beyanda bulundukları gerkeçeleri ile 27.04.2007 tarihli kurum yazısı ile sözleşmenin 5.1.1 maddesi uyarınca sözleşmelerinin 4 yıl süre ile fesh edildiğini yine sözleşmenin 5.1.2 maddesi uyarınca 84.000 TL teminat mektuplarının nakte çevrilerek gelir kaydedildiği gibi yine sözleşmenin 4.26 maddesi uyarınca davalı kurumda tahakkuk eden yaklaşık 250.000 TL hizmet alacaklarının da ödenmesinin askıya alındığını yapılan bu haksız işlemler sonucunda zarara uğradıklarını, ileri sürerek sözleşmeden doğan 233.627,
41 TL hizmet bedeli alacakları ile nakte çevrilen 84.000 TL teminat mektubu alacaklarının ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 222.010, 70 TL nin 25.12.2009 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı tacir olup, dava konusu alacak ticari işletmesi ile ilgili olduğundan davacı alacağın ticari (avans) faizi ile tahsilini isteyebilir. Bu durumda mahkemece hükmedilen alacağa avans faizi yürütülecek şekilde karar verilmesi gerekirken yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/11683, K. 2013/7690, 27 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama