İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/12109 K.2012/19694

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2012/12109Karar2012/19694Tarih12 Eylül 2012Okuma5 dk · 961 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/12109 E., 2012/19694 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Eylül 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

961 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankaya ait 7 adet kredi kartı ve eşine verilen 1 adet ek kart nedeniyle her yıl üyelik aidatı kesildiğini, üyelik aidatına dayanak sözleşme hükmünün haksız şart niteliğinde olup, usulsüz olarak tahsil edilen 760,00 TL ve 2000-2003 yılları arası 36 TL ve 840 USD'ın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, dava konusu edilen 0201 (BİLCARD) ve....nolu (WİNGS BUSSİNES CARD) yönünden davacının dava ehliyeti olmadığını, kredi kartlarının dava dışı şirkete ait olduğunu, yine...ve.....nolu GOLD CARD'ların ise bankalarına ait olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığı gibi üyelik aidatının yasal dayanağının mevcut olduğunu, haksız şart niteliğinde olmadığını, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık kredi kartı aidatı adı altında alınan ücretin yasal olup olmadığı, diğer bir anlatımla, kredi kartı aidatı nedeniyle yapılan tahsilatın davacıya iadesi gerekip gerekmediği konusunda toplanmaktadır.

Hukukumuzda sözleşme serbestisi ilkesi uygulanmaktadır. BK.nun 19.maddesi tarafların kanuna ve ahlaka aykırı olmamak kaydıyla sözleşme yapabilecekleri düzenlenmiş, diğer taraftan Türk Borçlar Kanununun 26.maddesinde paralel bir düzenleme getirmiştir. Taraflar arasında sözleşme imzalandığı ve kredi kartlarının kullanımının devam ettiği anlaşılmaktadır. Kredi

kartlarında giriş aidatı ve yıllık aidat uygulanmasının süregeldiği konusunda da uyuşmazlık bulunmamakktadır.

Davacı, kendisine verilen kredi kartları ve eşinin kullandığı ek kart nedeniyle her yıl üyelik aidatı kesildiğini, dayanılan sözleşmenin haksız şartlar içerdiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Mahkemece, bir kısım kartlara ait üyelik aidatının haksız olarak davalıdan tahsil edildiğini belirterek dava kısmen kabul edilmiştir. Ne var ki, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca kredi kartlarıyla ilgili sözleşmeler getirtilmemiş ve dosyada mevcut bulunan sözleşmenin hangi karta ait olduğu saptanmamıştır.

Öncelikle, banka kredi kartlarıyla ilgili 5464 sayılı yasal düzenlemeden sözetmek gerekmektedir.

5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun sözleşme şekli genel işlem şartları başlıklı 6. bölümdeki 24. maddesinin 1. fıkrası "Kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı sözleşme ile düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği kart hamiline ve varsa kefile verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı bilgi verilmesi zorunludur.", aynı maddenin 4. fırkasının son cümlesi "Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez." hükmünü getirmiştir.

5464 sayılı yasanın 13/2 maddesinde ise, "kart çıkaran kuruluşların, kredi kartlarına uyguladıkları faiz, gecikme faizi, yıllık ücret ve her türlü komisyon oranları ile istenilen bilgileri kamuoyuna yayınlanmak üzere aylık olarak kuruma iletirler." 24/4.maddesinde de "kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle sözleşmelerde yer almayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin haklarının zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez" düzenlemesi mevcut olduğu gibi yasaya dayalı olarak çıkartılan Yönetmeliğin 17/2-(a), 17/5-(c) ve 19/1-(ı) maddelerinde yıllık kart ücreti talep edebileceği yönünde düzenlemeler mevcuttur.

Bu yasa 1.3.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe girmiştir.

Somut olaya dönecek olursak;

Mahkemece, 2.4.2002 tarihli kredi kartı üyelik

sözleşmesi getirtilmiş, diğer sözleşmeler ve özellikle son rakamı 4912, 8703, 5339, 1005 ve 9941 sayılı kredi kartlarına ait sözleşme örnekleri getirtilmemiş, 2.4.2002 tarihli sözleşmenin hangi karta ait olduğunu saptanmamıştır. Diğer yandan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere bazı kart ücretlerinin 2003 yılından önceki dönemlere ait olduğu, bu yıldan sonra ve önce olanlar için bir ayrım yapılamadığı da anlaşılmaktadır.

Oysa, haksız şartlarla ilgili yasal değişiklik 2003 yılında yapılmış ve 4822 sayılı kanunla yasaya konulmuştur. Bu değişiklik 14.6.2003 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu tarihten önce imzalanan sözleşmelerde uygulanması mümkün değildir. 4822 sayılı yasada değişikliğin önceki sözleşmeleri de kapsayacağı yönünde bir düzenleme mevcut değildir.

Öyle olunca ancak, 14.6.2003 tarihinden sonra imzalanan sözleşmeler için 4077 sayılı yasanın 6.maddesi ve bu maddeye dayalı olarak hazırlanan yönetmelik hükümleri uygulanabilir. 14.6.2003 tarihinden öncesi için haksız şartlarla ilgili değişikliğin uygulanması söz konusu olamaz. Ayrıca 5464 sayılı kanunda 1.3.2006 tarihinde yayınlanıp yürürlüğe girmiş olup, bu tarihten önceki sözleşmelere de 5464 Sayılı Yasanın uygulanması olanaklı değildir.

Kaldı ki, anılan düzenlemelerin uygulanacağı düşünülse bile sözleşmenin ifa edildikten sonra itirazı kayıt ileri sürmeksizin aidat bedelleri ödendikten ve kartın kullanılmasından sonra kart aidat bedellerinin iadesini istemek iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz. Karşılıklı edimler yükleyen sözleşmelerin ifasından sonra taraflardan birinin kendi ediminde indirim istemesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Dosyamızda yasal hakların saklı tutulduğuna dair bir iddia da bulunmamaktadır. Kaldı ki, kural olarak herkes dilediği şartlarda sözleşme yapmakta serbest olduğu gibi istemediği bir sözleşmeyi sürdürmek zorunda da değildir. Tüketici sözleşmeyi feshetmeyip kartı kullanmaya devam ettiğine göre "ahde vefa" ilkesi uyarınca sözleşmeye uymak zorundadır.

Bu durumda yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda araştırma ve incelemeler yapılmalı, kart kullanımlarının birer yıllık dönemler halinde uygulanması nedeniyle Hakem Heyetine başvuru tarihi olan 22.11.2010 itibariyle ifa edilmiş ve geçmişe yönelik dönemler için istemde bulunulamayacağı gözetilmeli, 14.6.2003'den önce imzalanan sözleşmeler nedeniyle 4822 sayılı yasayla yapılan değişiklikle eklenen 6.maddenin uygulanmasının, keza 1.3.2006 tarihinden önce imzalanan sözleşmelerde de 5464 sayılı yasanın uygulanmasının mümkün olmayıp, ancak dava tarihi itibariyle kullanımı devam eden dönemler için inceleme yapılmalı, hangi kartın hangi sözleşmeye ait olduğu da

saptanmalı, sözleşme örnekleri getirtilerek incelenmeli, talep edilen yıllık aidat miktarları yönünden 14.6.2003 tarihinden sonra imzalanan sözleşmeler yönünden 4822 sayılı yasanın 6.maddesinin düzenlenen haksız şartlara ilişkin değerlendirme yapılmalı, 1.3.2006 tarihinden sonra imzalanan sözleşmeler için ise 5464 sayılı yasanın uygulanabileceği gözetilmelidir.

Bankanın kart aidat ücretlerini belirlerken iyiniyet kurallarına uygun davranıp davranmadığı denetlenmeli, hakkaniyet kuralları gözetilmeli, gerekirse bu konuda aralarında bankacılık konusunda uzmanında bulunduğu bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmalı ve hasıl olacak sonuca uygun karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 31.60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/12109, K. 2012/19694, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/12109
Karar No
2012/19694
Tarih
12 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/12109 K.2012/11300
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/12110 K.2012/13185
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/12110 K.2012/12532
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/12111 K.2012/12654
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/12111 K.2012/12583
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/12112 K.2012/13890

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.