KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/13660 E., 2012/19996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı otelin fitnes merkezine üye olduğunu, 09.12.2012 tarihinde spor yapmak için otele geldiğini eşyalarını şifreli dolaba koyduğunu, çıkarken eşyalarının çalınmış olduğunu gördüğünü belirterek maddi ve manevi zararının olduğunu belirterek 2.410 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, otelin aktif husumet ehliyetinin olmadığını, davacının eşyalarının çalındığının sabit olmadığını, davacının özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini manevi tazminat talebinin yersiz olduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında
2012/13660-19996
tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı anlaşıldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının ve davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/13660, K. 2012/19996, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama